
Kültür ve Tarih Müzesi Grenchen’de yer alan kalıcı sergi, 1960’lı yıllarda yaşanan bu sağlık krizinin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Araştırmalara göre Grenchen ve Jura bölgesinde 1960’lı yıllarda böbrek hastalıklarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Uzmanlar, bunun temel nedeninin saat fabrikalarında çalışan işçilerin yoğun şekilde ağrı kesici tüketmesi olduğunu belirledi. Birçok işçi, monoton ve fiziksel olarak yorucu iş temposuna dayanabilmek için günde 10 ila 30 adet ağrı kesici tablet kullanıyordu.
Saat endüstrisi bölgenin çehresini değiştirdi
1850’li yıllardan itibaren Grenchen ve çevresi İsviçre saat sanayisinin en önemli merkezlerinden biri haline geldi. ETA, ASSA, Baumgartner Frères ve A. Michel gibi büyük üreticiler bölgede fabrikalar kurarken, tarım alanları ve geleneksel köy yaşamı yerini sanayi tesislerine bıraktı.
Saat üretiminde çalışan işçilerin görevleri son derece dar alanlara ayrılmıştı. Bir çalışan gün boyunca yalnızca küçük bir vida üzerindeki tek bir işlemi yapmakla yükümlü olabiliyordu. Sürekli tekrar eden bu işler hem fiziksel hem de psikolojik yıpranmaya neden oluyordu.
Gürültü, ışık ve üretim baskısı
Fabrikalardaki yüksek makine gürültüsü ve yoğun aydınlatma nedeniyle işçiler sık sık baş ve göz ağrılarından şikâyet ediyordu. Üretim miktarına göre ücretlendirme sistemi de çalışanlar üzerinde büyük baskı oluşturuyordu.
Özellikle kadın işçiler daha ağır koşullarda çalışıyordu. Dönemin uygulamalarına göre kadınlar öğle saatlerinde eve gidip yemek hazırlamak zorundaydı. Ardından tekrar fabrikaya dönerek çalışmaya devam ediyorlardı. Üstelik birçok kadın, erkek meslektaşlarının aldığı ücretin ancak yarısını kazanabiliyordu.
Ağrı kesiciler günlük hayatın parçası olmuştu
1950 ve 1960’lı yıllarda ağrı kesiciler kiosk ve otomatlardan kolayca satın alınabiliyordu. İşçiler işe giderken ekmek, sigara ve ağrı kesici almayı günlük rutin haline getirmişti.
Dönemin en popüler ürünlerinden biri, Basel merkezli Hoffmann-La Roche tarafından üretilen Saridon isimli ağrı kesiciydi. Bazı çalışanlar ağrı kesici tozlarını kahvelerine karıştırıyor, bazıları ise tabletleri ezerek ekmeklerinin üzerine serpiyordu.
Araştırmacı Bettina Kurz’a göre birçok işçi bu alışkanlık nedeniyle bir kısır döngüye girdi ve ağrı kesiciler olmadan çalışamaz hale geldi.
Böbrek hastalıkları alarm verdi
Sorun uzun yıllar göz ardı edildi. Ancak böbrek yetmezliği vakalarının ve diyaliz maliyetlerinin hızla artmasıyla durum ciddiye alınmaya başlandı.
Solothurn Bürgerspital Hastanesi’nin başhekimi daha 1958 yılında bu duruma dikkat çekerek sürekli ilaç kullanan işçiler için “tablet bağımlıları” ifadesini kullanmıştı. Diğer sağlık uzmanları da yıllar boyunca ağrı kesici kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Yasak sonrası tablo değişti
1983 yılında böbrek hasarıyla ilişkilendirilen Fenacetin maddesi içeren kombinasyon ilaçlar İsviçre’de yasaklandı. Aynı dönemde Hoffmann-La Roche da Saridon’un formülünü değiştirdi.
1970’li yıllarda yaşanan saat sanayisi kriziyle birlikte sektörde binlerce kişinin işini kaybetmesi, ağrı kesici kullanımındaki yaygınlığın azalmasında etkili oldu.
Uzmanlar ne diyor?
Tarihçiler ve sağlık uzmanları bu dönemi, İsviçre sanayi tarihinin en az bilinen iş sağlığı sorunlarından biri olarak değerlendiriyor. Uzmanlara göre olay, çalışma koşullarının çalışan sağlığı üzerindeki etkisini gösteren önemli bir örnek olarak hafızalarda yer alıyor.












