
Uzmanlar, minimal invaziv yöntemlerle yapılan meme biyopsilerinin artık maliyetini karşılamadığını, bunun da hastaneleri daha pahalı ve daha riskli olan açık ameliyatlara yönlendirebileceğini söylüyor. Sağlık Bakanı Elisabeth Baume‑Schneider’in “iyileştirme” vaadiyle tanıttığı Tardoc sistemi, tam tersine kadın sağlığı açısından bir geri adım olarak değerlendiriliyor.
Sorunun merkezinde, meme kanseri şüphesinde kullanılan vakuum destekli biyopsi yöntemi bulunuyor. Bu yöntem, yalnızca mamografi veya MR görüntülerinde fark edilen, elle hissedilemeyen şüpheli dokuların incelenmesini sağlıyor. Mikro kireçlenmeler gibi kanser öncülü olabilecek değişiklikler bu teknikle hızlı, güvenli ve lokal anestezi altında alınabiliyor. İşlem yaklaşık bir saat sürüyor ve hasta kısa bir gözlem süresinin ardından evine dönebiliyor. Yöntem, hem tanı hem de bazı iyi huylu tümörlerin çıkarılması için modern tıbbın standart uygulaması kabul ediliyor.
Ancak yeni tarife düzenlemesi, bu yöntemin hastaneler ve radyoloji merkezleri için artık zararına yapılmasına yol açıyor. Klinik Hirslanden’in meme kanseri merkezinde çalışan radyolog Nadja Mamisch, aynı zamanda Minimal İnvaziv Meme Biyopsisi Derneği’nin (MIBB) eş başkanı. Mamisch, “Bu tarife değişikliği sürdürülebilir değil. Eğer böyle devam ederse, hastaneler yeniden genel anestezi altında yapılan açık ameliyatlara yönelecek. Bu hem tıbbi açıdan geri adım hem de kadınlar için gereksiz bir yük” diyor.
İsviçre’de her yıl yaklaşık 4500 vakuum destekli biyopsi yapılıyor; bu sayı tüm meme biyopsilerinin üçte birine denk geliyor. Yeni tarife nedeniyle bu işlemlerin ekonomik olarak karşılanamaması, kadınların daha uzun bekleme süreleri, daha fazla ameliyat riski ve daha ağır bir iyileşme süreciyle karşı karşıya kalması anlamına geliyor. Açık ameliyatlar, daha fazla personel gerektirdiği için çok daha pahalı; ayrıca genel anestezi riskleri ve daha uzun iyileşme süreleri de cabası.
Mamisch, “Bu durum tedaviyi geciktirir. Kanser şüphesi taşıyan bir kadının haftalarca beklemesi kabul edilemez” diyerek uyarıyor. Şu anda bazı merkezler işlemi kısa bir süre daha zararına yapmayı sürdürüyor ancak bunun uzun vadede mümkün olmadığı belirtiliyor. MIBB ve diğer tıbbi dernekler, tarifelerin acilen yeniden hesaplanmasını talep ediyor.
Tarifelerden sorumlu kurumlar arasında FMH (İsviçre Doktorlar Birliği), hastaneleri temsil eden H+ ve sigorta tarafını temsil eden prio.swiss bulunuyor. FMH, yeni sistemin veri temelli olduğunu ve hatalı görülen tarife pozisyonlarının yeniden düzenlenebileceğini belirtiyor. 2027 için revizyon sürecinin tamamlanmak üzere olduğu, 2028 için ise yakında başlayacağı ifade ediliyor. Ancak şu ana kadar minimal invaziv meme biyopsileri için resmi bir düzeltme başvurusu yapılmadığı da belirtiliyor.
Federal Sağlık Dairesi (BAG) ise doktorların etik yükümlülüklerine dikkat çekiyor. BAG’e göre hekimler, hastanın yararına olan tedaviyi seçmek zorunda; finansal motivasyonlar karar sürecinde belirleyici olamaz. Ayrıca sigorta şirketleri, tıbben gereksiz görülen işlemleri geri ödememe hakkına sahip. Bu nedenle BAG, hastalara “Emin değilseniz, sigortanıza danışın” tavsiyesinde bulunuyor.
Yeni tarife sistemi, kadın sağlığı alanında beklenmedik bir tartışmayı tetikledi. Uzmanlar, gerekli düzenlemeler yapılmazsa binlerce kadının gereksiz ameliyatlara maruz kalabileceği konusunda uyarıyor.




