
Dava, 18 yaşındaki otistik bir hastanın Aralık 2020’de Königsfelden Kliniği’ne gönüllü olarak yatmasının ardından yaşanan trajik sürece dayanıyordu. Genç adam, davranış bozuklukları ve artan kendine zarar verme riski nedeniyle kısa süre sonra zorunlu tıbbi yatışa alınmıştı. Agresif davranışları nedeniyle izolasyon odasına yerleştirilen hasta, haftalar içinde ağır bir gerileme yaşadı. Dakikalar içinde defalarca kendini geriye doğru yere bırakarak başını çarpmaya başladı ve aldığı yaralar nedeniyle hastanede hayatını kaybetti.
Mahkeme suçlamaları yetersiz buldu
Savcılık, üst düzey hekimi olası kastla öldürme, başhekimi ise ihmal sonucu öldürme suçlamasıyla yargılamış ve sırasıyla altı yıl hapis ile ertelenmiş hapis cezası talep etmişti. Ancak mahkeme, iddianamede yer alan suçlamaların kanıtlanamadığını belirterek her iki doktoru da akladı.
Mahkeme Başkanı, kararın açıklanması sırasında aileye duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Ailenin olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını istemesinin anlaşılır olduğunu söyledi ancak mahkemenin yalnızca iddianamede yer alan suçlamaları değerlendirebileceğini vurguladı.
İlaç, personel ve “yumuşak oda” iddiaları çürütüldü
Mahkeme, hastaya yeterli sakinleştirici verilmediği, bire bir gözetim sağlanmadığı veya hastanın yumuşak odaya (koruyucu kaplamalı oda) alınmadığı yönündeki iddiaları da geçersiz buldu. Pandemi dönemindeki personel eksikliği nedeniyle yoğun gözetimin mümkün olmadığı, ayrıca kliniğin tek yumuşak odasının sürekli dolu olduğu belirtildi. Hastanın ne kadar ilaç aldığına dair net kayıtların bulunmaması da suçlamaların desteklenememesine yol açtı.
“Bir huzursuzluk duygusu kalıyor”
Her ne kadar cezai sorumluluk tespit edilmemiş olsa da mahkeme, genç hastanın ihtiyaçlarının karşılanamadığını kabul etti. Mahkeme Başkanı, “Bir huzursuzluk duygusu kalıyor. Bu durum bizi de derinden etkiliyor.” ifadelerini kullandı.
Karar henüz kesinleşmedi. Ailenin avukatı, duruşma salonunda karara itiraz edeceğini açıkladı. Dosya Aargau Yüksek Mahkemesi’ne taşınacak.




