
Özellikle Schäferweg çevresindeki Federal Asylzentrum’un yakınında yaşayan kadınlar, geceleri tek başına dışarı çıkmaya artık cesaret edemediklerini söylüyor. Mahalle sakinleri, durumun kontrol dışına çıktığını ve yetkililerden yeterli destek alamadıklarını dile getiriyor.
Gerginliği tırmandıran son olay, 4 Ocak’ta yaşandı. Üç kişinin bir aracı soymaya çalıştığını fark eden bir mahalle sakini müdahale etmek istedi. Ancak saldırganlar, iddiaya göre, demir bir çubukla adama saldırarak onu eşi ve çocuğunun gözleri önünde ağır şekilde yaraladı. Polis, olaydan kısa süre sonra 17, 20 ve 31 yaşındaki üç Faslı erkeği gözaltına aldı. Ancak Basel Staatsanwaltschaft, tutuklama için gerekli koşullar oluşmadığı gerekçesiyle şüphelilerin serbest bırakıldığını doğruladı.
“Bütün sokak çaresiz durumda”
Olayı gören bir mahalle sakini, “Hızlı davranıp polisi aradık, yoksa daha kötü olabilirdi. Herkes korkuyor, bütün sokak çaresiz” diyerek durumu özetliyor. Bölgedeki birçok kişi, özellikle akşam saatlerinden sonra yüksek ses, kavga ve provokasyonların arttığını söylüyor.
Asylzentrum’un bulunduğu tesis, yeraltında, gün ışığı almayan bir yapı ve burada yalnızca kısa süre önce başvuru yapmış erkek sığınmacılar kalıyor. Bir öğrenci, “Saat 22.00’den sonra sürekli gürültü oluyor. Dışarıda yatıyorlar, kavga çıkarıyorlar. Bir şey söylediğimde hakaret ediyorlar” diyor. Aynı kişi, kız arkadaşının artık mahallede tek başına dolaşmaya cesaret edemediğini belirtiyor.
Hırsızlıklar, tacizler, balkonlarda yabancılar
Bir diğer sakin, hırsızlıkların neredeyse günlük hale geldiğini anlatıyor: “Arabalar soyuluyor, bahçelerden eşyalar çalınıyor. Bir keresinde biri benim balkonumda uyudu.” Yaz aylarında çamaşırları dışarı asmanın bile riskli olduğunu, çünkü çalındığını söylüyor.
En çok etkilenenler ise kadınlar. Bir mahalle sakini, “Kadınlara sürekli laf atılıyor. Çocukların yanında bile uygunsuz sözler duyuyoruz. Karanlıkta tek başına yürümek artık mümkün değil” diyor.
Mahalle örgütleniyor: İmza kampanyası ve WhatsApp grupları
Bölge sakinleri, son haftalarda Asylzentrum’un kapatılması için imza toplamaya başladı. Ayrıca bir WhatsApp grubu üzerinden birbirlerini bilgilendiriyorlar. Bazıları, 20 Minuten’e yaptıkları açıklamalarda, çaresizlikten kendi adaletlerini sağlamayı düşündüklerini bile söyledi. Polis tarafından yalnız bırakıldıklarını hissediyorlar.
Polis daha fazla devriye sözü verdi
Basel Güvenlik Departmanı, polis ekiplerinin tehlike anında “her zaman çok kısa sürede” olay yerine ulaştığını belirtiyor. Ancak artan şikâyetler üzerine, devriye sayısının artırılacağını açıkladı. Polis sözcüsü Stefan Schmitt, bölgede daha görünür olacaklarını söyledi.
Yine de bu açıklamalar, mahalle sakinleri için yeterli değil. Çünkü Federal Göç Sekreterliği (SEM), Asylzentrum’un faaliyetlerine devam edeceğini duyurdu.
Gelecek belirsiz: Güvenlik kaygısı sürüyor
Şiddet olayına karışan üç kişinin serbest bırakılması, mahalledeki güvensizlik hissini daha da artırdı. Birçok kadın, akşam saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçınıyor. Bazı aileler taşınmayı düşünürken, diğerleri yetkililerin daha sert önlemler almasını talep ediyor.
Kleinhüningen’deki atmosfer, sakinlerin sözleriyle özetleniyor: “Bu şekilde yaşanmaz. Korku günlük hayatın bir parçası oldu.”




