
Yeni değerlendirmeye göre İsviçre şehirlerinde kiralar yüksek olsa da, ortalama maaşların da yüksek olması nedeniyle kira yükü bazı Avrupa şehirlerine kıyasla daha düşük kalıyor. Buna karşılık Lissabon gibi kentlerde yeni kiralanan merkezi bir dairenin maliyeti, ortalama net maaşın neredeyse tamamına denk geliyor.
Kira tartışması İsviçre’de gündemden düşmüyor
İsviçre’nin büyük şehirlerinde konut bulmak giderek zorlaşıyor. Yeni taşınmak isteyenler, özellikle şehir merkezlerinde yüksek kira fiyatlarıyla karşılaşıyor. Zürich ve Bern gibi kentlerde kiralar sık sık siyasi ve toplumsal tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Uzun yıllar boyunca geçerli kabul edilen genel kurala göre, bir kişinin gelirinin en fazla üçte birini kiraya ayırması öneriliyordu. Ancak şehirlerde artan konut fiyatları nedeniyle bu sınırı korumak giderek zorlaşıyor.
Buna rağmen yeni karşılaştırma, İsviçre şehirlerinin Avrupa genelinde en kötü durumda olmadığını ortaya koyuyor. Çünkü İsviçre’de kira fiyatları yüksek olsa da, maaşlar da Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde bulunuyor.
İsviçre şehirleri gelir-kira dengesinde daha iyi görünüyor
Tradingpedia.com tarafından Numbeo verileri kullanılarak yapılan değerlendirmede, Avrupa’daki büyük şehirlerde merkezi konumdaki tek odalı dairelerin ortalama kirası ile ortalama net maaşlar karşılaştırıldı. Buna göre Basel, Bern ve Lausanne’da merkezi bir tek odalı dairenin kirası, ortalama net maaşın yaklaşık yüzde 25 ila 26’sına denk geliyor.
Zürich’te bu oran yüzde 35’e, Genf’te ise yüzde 37,5’e yükseliyor. Bu oranlar İsviçre içinde yüksek kabul edilse de, Avrupa’daki bazı şehirlerle karşılaştırıldığında daha makul seviyelerde kalıyor.
Özellikle Basel, Bern ve Lausanne gibi şehirler, yüksek kira fiyatlarına rağmen gelir düzeyi dikkate alındığında Avrupa sıralamasında görece daha erişilebilir kentler arasında yer alıyor.
Zürich’te kira çok yüksek ama maaşlar da yüksek
Zürich, araştırmada mutlak kira seviyesi bakımından en pahalı şehirlerden biri olarak öne çıkıyor. Verilere göre şehir merkezindeki ortalama bir tek odalı dairenin kirası 2370 frankın üzerinde. Bu rakam, incelenen 127 şehir arasında en yüksek değerlerden biri olarak dikkat çekiyor.
Ancak Zürich’te ortalama net maaşın 6780 frankın üzerinde olması, kira yükünü nispeten dengeliyor. Bu nedenle şehirde yaşayanların, ortalama hesaplamaya göre kira ödendikten sonra gelirlerinin yaklaşık yüzde 65’ini ellerinde tutabildiği belirtiliyor.
Bu tablo, Zürich’te kiraların çok yüksek olduğunu ancak maaş seviyesinin de aynı ölçüde güçlü olduğunu gösteriyor. Yine de bu ortalama değerlerin herkesin durumunu yansıtmadığı unutulmamalı. Düşük gelirli çalışanlar, öğrenciler, emekliler ve tek maaşla geçinen aileler için kira baskısı çok daha ağır hissedilebiliyor.
Lissabon’da kira neredeyse tüm maaşı götürüyor
Araştırmanın en çarpıcı sonucu Lissabon’dan geliyor. Portekiz’in başkentinde şehir merkezindeki ortalama bir tek odalı dairenin aylık kirası 1331 euro seviyesinde. Ortalama net maaş ise 1342 euro civarında.
Bu da yeni kiralanan merkezi bir dairenin, ortalama maaşın yaklaşık yüzde 99’una denk geldiği anlamına geliyor. Başka bir ifadeyle, Lissabon’da ortalama maaş alan bir kişi, şehir merkezinde yeni bir daire kiraladığında gelirinin neredeyse tamamını kiraya vermek zorunda kalıyor.
Bu durum, Avrupa’da uygun fiyatlı konut krizinin en belirgin örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Ancak burada önemli bir ayrım var: Bu hesaplama yeni kiralanan daireler üzerinden yapılıyor. Uzun süredir aynı evde oturan birçok kişi daha düşük kira ödüyor olabilir.
Yeni kiralar ile mevcut kiralar farklı
Araştırmadaki veriler, özellikle şehir merkezindeki yeni kiralanan tek odalı daireleri temel alıyor. Bu nedenle sonuçlar, mevcut tüm kiracıların ödediği ortalama kirayı değil, yeni taşınmak isteyenlerin karşılaştığı piyasa koşullarını gösteriyor.
Bu fark önemli. Çünkü birçok şehirde uzun süredir aynı evde yaşayan kiracılar, yeni kiracılara göre çok daha düşük kira ödüyor. Ancak yeni ev arayanlar, özellikle büyük şehirlerde çok daha yüksek fiyatlarla karşılaşıyor.
Bu nedenle araştırma, şehirlerdeki güncel konut baskısını ve yeni kiracıların karşılaştığı mali yükü göstermesi açısından dikkat çekici.
Veriler resmi istatistik değil
Araştırmada kullanılan Numbeo verileri, resmi bir istatistik kaynağına değil, kullanıcı katkılarına dayalı bir veri tabanına dayanıyor. Bu nedenle sonuçlar kesin resmi ölçümler olarak değil, genel eğilimleri gösteren göstergeler olarak değerlendirilmeli.
Verilerin güvenilirliği şehirden şehre değişebilir. Kullanıcı sayısı, veri güncelliği ve yerel katılım düzeyi sonuçları etkileyebilir. Ayrıca ortalama maaşlar, farklı meslek grupları, sektörler ve gelir düzeyleri arasındaki büyük farkları tam olarak yansıtmayabilir.
Buna rağmen çalışma, Avrupa şehirlerinde kira ve gelir dengesi hakkında genel bir karşılaştırma sunması bakımından önemli bir tablo ortaya koyuyor.
Yüksek maaşlar İsviçre’yi avantajlı gösteriyor
İsviçre şehirlerinde kira fiyatları Avrupa’nın en yüksekleri arasında yer alıyor. Ancak yüksek maaş seviyesi, bu yükü birçok Avrupa şehrine göre daha taşınabilir hale getiriyor.
Basel, Bern ve Lausanne’da kira-gelir oranının yüzde 25 ila 26 seviyesinde kalması, bu şehirlerin gelir düzeyi dikkate alındığında daha dengeli bir tablo sunduğunu gösteriyor.
Zürich ve Genf’te oranlar daha yüksek olsa da, bu şehirler bile Lissabon gibi kentlerin çok gerisinde kalıyor. Bu durum, konut krizinin yalnızca kira fiyatlarıyla değil, aynı zamanda gelir düzeyiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Konut sorunu yine de devam ediyor
Araştırma, İsviçre şehirlerinin Avrupa karşılaştırmasında görece iyi göründüğünü ortaya koysa da, bu İsviçre’de konut sorunu olmadığı anlamına gelmiyor.
Özellikle yeni taşınmak isteyenler, aileler, düşük gelirli çalışanlar ve şehir merkezinde yaşamak zorunda olan kişiler için kira baskısı ciddi bir sorun olmaya devam ediyor. Boş daire sayısının az olması, yeni konut üretiminin yavaş ilerlemesi ve şehir merkezlerine olan yoğun talep, fiyatları yukarıda tutuyor.
Bu nedenle İsviçre’de kira tartışmasının önümüzdeki dönemde de siyasi gündemde kalması bekleniyor.
Avrupa’da konut krizi derinleşiyor
Araştırma, Avrupa genelinde uygun fiyatlı konut sorununun giderek büyüdüğünü gösteriyor. Güney Avrupa şehirlerinde düşük maaşlar ve hızla yükselen kiralar, özellikle gençler ve tek başına yaşayanlar için büyük bir baskı oluşturuyor.
Kuzey Avrupa şehirlerinde de kiralar yüksek olsa da, gelir düzeyinin daha güçlü olması bu baskıyı kısmen azaltıyor. İsviçre de benzer şekilde yüksek kira-yüksek maaş dengesine sahip ülkeler arasında yer alıyor.
Ancak uzmanlara göre uzun vadede yalnızca maaş seviyesine güvenmek yeterli değil. Uygun fiyatlı konut üretimi, sosyal konut politikaları ve şehir planlaması, Avrupa genelinde daha önemli hale geliyor.












