
Bu rakam, 2019’da kurulan ulusal “Schwarzfahrer‑Register” sisteminin bugüne kadarki en yüksek seviyelerinden biri.
Yetkililer, artışın yalnızca kurallara uyulmamasından kaynaklanmadığını vurguluyor. 2025’te toplu taşımayı kullanan yolcu sayısı önceki yıla göre belirgin şekilde yükseldi. Ayrıca kontrol ekipleri daha sık sahadaydı. SBB ve diğer ulaşım şirketleri, kontrol sıklığına ilişkin detay vermekten kaçınıyor; bunun “önleyici etkiyi” korumak için gerekli olduğunu belirtiyor.
Veriler, biletsiz yakalananların kimler olduğunu da ortaya koyuyor. En büyük grup, 26–64 yaş arası yolcular. Tüm vakaların yüzde 62’si bu yaş aralığında. 65 yaş üzeri yolcular ise yalnızca yüzde 4,3’lük bir paya sahip. Dikkat çeken bir diğer nokta, biletsiz yakalananların neredeyse yarısının sistemde daha önce de kayıtlı olması. Bu kişiler, geçmişte en az üç kez geçersiz biletle seyahat ederken yakalanmış ve buna rağmen davranışlarını değiştirmemiş durumda.
Toplu taşımada geçerli olan tarife kuralları, biletin hiç olmaması veya yalnızca kısmen geçerli olması durumunda farklı cezalar öngörüyor. İlk ihlalde 70 ila 90 frank arasında değişen ek ücretler uygulanırken, tekrar eden vakalarda bu miktarlar kademeli olarak artıyor. Bu cezaların amacı, hem caydırıcılığı artırmak hem de toplu taşımaya verilen zararı azaltmak.
Alliance SwissPass sözcüsü Michaela Ruoss’a göre kaçak yolculuk, toplu taşıma sektörüne her yıl yaklaşık 200 milyon frank kaybettiriyor. SBB de bu kaybın sonunda “biletini düzgün alan yolcular ve genel kamu tarafından karşılandığını” hatırlatıyor. Bu nedenle ulaşım şirketleri, kontrolleri artırarak hem gelir kaybını azaltmayı hem de adil kullanım ilkesini korumayı hedefliyor.
Toplu taşımada kaçak yolculuk tartışması, bilet fiyatlarının yüksekliği, sosyal adalet ve ulaşımın herkes için erişilebilir olması gibi konuları da yeniden gündeme taşıyor. Ancak sektör temsilcileri, sistemin sürdürülebilirliği için herkesin katkı yapması gerektiğini vurguluyor.




