
En ağır durum, özellikle Cenevre ve Vaud kantonlarında görülüyor. Ancak baskı artık Almanca konuşulan bölgelerde de hissediliyor.
Son dönemde yaşanan olaylar tabloyu daha da çarpıcı hale getiriyor: Freiburg’daki Bellechasse cezaevinde mahkûm isyanı, Vaud ve Cenevre’de aşırı doluluk ve Lugano’daki bir polis cezaevinde bir tutuklunun günlerce temel hijyen malzemelerine erişememesi kamuoyunda büyük tepki çekti.
Vaud kantonunda cezaevlerini denetleyen parlamento komisyonunun başkanı FDP’li Marion Wahlen, mart ayında sunacağı rapor için bir düzineden fazla cezaevini ziyaret etti. Wahlen’in tespitleri ağır: Polis tarafından kullanılan gözaltı hücreleri tamamen dolu, tutuklular yasal sınır olan 48 saat yerine 62 güne kadar bu hücrelerde tutuluyor. Üstelik bu süre boyunca gün ışığı, akan su ve hücre dışına çıkma imkânı neredeyse yok. Psikolojik sorunları olan kişilerin tıbbi yardım alamaması ise Wahlen’e göre hem yasaya aykırı hem de insanlık dışı.
Benzer bir tablo Almanca konuşulan bölgelerde de görülüyor. Vaud’dan diğer kantonlara gönderilen tutukluları ziyaret eden Wahlen, durumun orada da giderek kötüleştiğini belirtiyor. İsviçre Adalet İnfazı Yetkinlik Merkezi’nden (SKJV) Christoph Urwyler de bu değerlendirmeyi doğruluyor: “Hem Latin İsviçre’de hem de Almanca konuşulan bölgelerde aşırı doluluk giderek artıyor.”
Ocak ayı verilerine göre, ülke genelindeki cezaevlerinin üçte biri kapasitesinin sınırında veya üzerinde. Bern kantonu, 2025 yılı için yüzde 107 doluluk oranı bildirdi. Bern, Biel, Burgdorf, Moutier ve Thun’daki bölgesel cezaevlerinde bu oran yüzde 124’e kadar çıkmış durumda.
Uzmanlara göre bu durumun temel nedeni, İsviçre nüfusunun son yıllarda yüzde 25 artmasına karşın cezaevi kapasitesinin yalnızca yüzde 11 genişletilmiş olması.
Kısa vadede çözüm bulmak kolay değil. Vaud kantonu yeni bir cezaevi inşa ediyor ancak açılış 2028’de planlanıyor. Ayrıca yeni personel bulmak ve eğitmek de zaman alıyor.
Ticino hükümet üyesi Norman Gobbi ise hızlı bir çözüm olarak cezaevi alanlarına konteyner hücreler yerleştirilmesini öneriyor. Luzern ve Bern kantonlarında bu yöntem daha önce denenmişti. SKJV’den Urwyler, konteynerlerin acil durumlarda işe yarayabileceğini ancak alanı daraltarak gerginliği artırabileceğini ve yalnızca kısa süreli cezalar için uygun olduğunu belirtiyor.
İsviçre’de cezaevi kapasitesinin yetersizliği, hem insan hakları hem de güvenlik açısından giderek daha büyük bir sorun haline geliyor.




