
Bu rakam, istatistiklerin tutulmaya başlandığı dönemden bu yana kaydedilen en yüksek sayı olarak açıklandı. Ancak BFS, nüfusa oranla bakıldığında cezaevindeki kişi sayısının on yıl öncesine göre daha düşük olduğunu belirterek artışın bu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Cezaevlerinde doluluk oranı yüzde 97’ye çıktı
Açıklanan verilere göre cezaevlerinde bulunan kişilerin yüzde 63’ü ceza veya tedbir infazı kapsamında tutuluyor. Diğerleri ise tutukluluk, güvenlik gerekçeli gözaltı, erken infaz ya da yabancılar ve uyum yasası kapsamındaki zorlayıcı tedbirler nedeniyle cezaevlerinde bulunuyor.
Yüksek mahkum sayısı, İsviçre genelinde cezaevlerinin doluluk oranını yüzde 97’ye çıkardı. Bu oran, sistemin kapasite sınırına oldukça yaklaştığını gösteriyor.
Federal İstatistik Dairesi’nin açıklamasında mahkumların veya hükümlülerin uyruklarına ilişkin bilgi verilmedi.
Yetişkinler hakkında 111 binden fazla mahkumiyet kaydı
BFS verilerine göre geçen yıl yetişkinler hakkında toplam 111 bin 962 mahkumiyet kararı ceza siciline işlendi.
Bu kararların yarısından fazlası trafik yasası ihlalleriyle ilgili oldu. İsviçre’de trafik suçları, yetişkinlere yönelik ceza kayıtlarında en büyük grubu oluşturmaya devam ediyor.
Kısa süreli hapis cezaları tarihi düşük seviyede
Cezaevlerindeki genel doluluk artışına rağmen kısa süreli ve koşulsuz hapis cezalarının sayısı tarihi düşük seviyeye geriledi.
Geçen yıl bu tür hapis cezalarının sayısı 2937 olarak kaydedildi. Buna karşılık en yaygın yaptırım türü para cezası oldu.
BFS’ye göre şartlı para cezası 78 bin 693 vakayla en sık uygulanan yaptırım olarak öne çıktı. Şartsız para cezası ise 20 bin 508 vakada uygulandı.
Sınır dışı kararları sabit kaldı
Yabancı uyruklu hükümlülere yönelik ülke dışına çıkarma kararlarında ise büyük bir değişiklik yaşanmadı. Geçen yıl 2272 sınır dışı kararı verildiği ve bu sayının önceki dönemlere göre istikrarlı seyrettiği bildirildi.
Uzmanlara göre cezaevlerindeki yüksek doluluk oranı, İsviçre’de ceza infaz sistemi, tutukluluk süreleri ve alternatif yaptırımlar konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıyabilir.








