
Bu da 2024 yılı için 4 ila 8 milyar frank arasında ek kaynak anlamına geliyor. Federal Konsey ise bu talebe karşı çıkıyor ve mevcut araçların yeterli olduğunu savunuyor.
Çevre Bakanı Albert Rösti, geçen hafta ertelenen basın toplantısını salı günü gerçekleştirerek hükümetin gerekçelerini açıkladı. Rösti, iklim koruması için büyük yatırımların gerekli olduğunu kabul etmekle birlikte, yeni bir fonun doğru yol olmadığını vurguladı. Federal Konsey’e göre devlet zaten her yıl 2,5 milyar frankı iklim ve biyolojik çeşitlilik projelerine ayırıyor. Bu bütçe, örneğin yağ kazanlarının ısı pompalarıyla değiştirilmesi veya güneş enerjisi yatırımlarının desteklenmesi gibi alanlarda kullanılıyor.
Rösti, İsviçre’nin uzun yıllardır uyguladığı iklim politikalarının etkili olduğunu ve ülkenin emisyonlarının belirgin şekilde düştüğünü hatırlattı. Bu nedenle hükümet, mevcut yaklaşımın sürdürülmesinden yana.
Federal Konsey’in en önemli itiraz noktalarından biri, girişimin federal bütçeye getireceği yük. Yeni fon, girişim metnine göre borç frenine tabi olmayacak. Bu da hükümete göre ek borçlanma riskini artırıyor. Rösti, borç freninden yalnızca olağanüstü durumlarda – örneğin Covid‑19 pandemisinde olduğu gibi – sapılabileceğini, iklim korumasının ise planlanabilir bir alan olduğunu söyledi.
Hükümet ayrıca girişimin “kirleten öder” ilkesini zayıflatacağını savunuyor. Mevcut sistem, şirketleri ve bireyleri kendi emisyonlarını azaltmaya teşvik ediyor. Federal Konsey’e göre yeni fon, sorumluluğun büyük kısmını devlete yükleyerek özel sektörün ve bireylerin motivasyonunu azaltabilir. Rösti, “Çevreye zarar verenler maliyetini üstlenmeli, tüm toplum değil” diyerek hükümetin tutumunu özetledi.




