Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Büyük batarya dönemi başlıyor
Elektrik depolamada tarihi adım: İsviçre dev projeleri hayata geçiriyor
İsviçre, enerji altyapısında önemli bir dönüşüm sürecine giriyor. Ülke genelinde önümüzdeki aylarda ve yıllarda onlarca büyük ölçekli batarya sistemi devreye alınacak. Özellikle güneş enerjisinin depolanmasını sağlayacak bu yatırımların, elektrik şebekesinin daha istikrarlı çalışmasına katkı sağlaması ve enerji arz güvenliğini artırması bekleniyor.

Şu anda İsviçre'nin en büyük elektrik depolama tesisi, Solothurn kantonundaki Kappel kasabasında hizmete açıldı. Primeo Energie tarafından kurulan tesis, yaklaşık 80 megavatsaat (MWh) elektrik depolama kapasitesine sahip. Bu miktar, yaklaşık 30 bin hanenin iki saatlik elektrik ihtiyacını karşılayabiliyor.

Ancak bu rekor uzun sürmeyecek. Uri kantonundaki Gurtnellen'de eylül ayında faaliyete geçecek yeni batarya tesisi, mevcut sistemi geride bırakacak kapasiteye sahip olacak. Yeni tesisin yaklaşık 120 bin haneye iki saat boyunca elektrik sağlayabilecek büyüklükte olması planlanıyor. Bu gelişmeler, İsviçre'de büyük ölçekli batarya yatırımlarının hız kazandığını ortaya koyuyor.

Güneş enerjisi gündüz depolanacak, akşam kullanılacak

Uzmanlara göre büyük bataryaların en önemli görevi, gün içinde üretilen fazla güneş elektriğini depolamak olacak. Güneş ışığının en yoğun olduğu saatlerde üretilen enerji bataryalarda saklanacak, akşam saatlerinde ise yeniden elektrik şebekesine aktarılacak.

Bu sayede hem güneş enerjisinden daha verimli yararlanılacak hem de elektrik şebekesindeki ani üretim ve tüketim dalgalanmaları dengelenecek.

Zürih'teki ETH Zürich Enerji Bilimleri Merkezi Müdürü Christian Schaffner, gelecekte bataryaların gece ile gündüz arasındaki enerji dengesini sağlayan temel sistemlerden biri olacağını belirtiyor.

Batarya yatırımları hızla artıyor

İsviçre'de büyük batarya projeleri oldukça kısa sürede hayata geçirilebiliyor. Uzmanlara göre yatırım kararından tesisin devreye alınmasına kadar geçen süre çoğu projede yalnızca bir ila iki yıl arasında değişiyor.

Bu sistemlerin yaygınlaşmasının bir diğer nedeni ise çevresel etkilerinin düşük olması. Rüzgâr türbinleri veya nükleer santraller gibi uzun tartışmalara neden olmayan batarya tesisleri için çoğu zaman yalnızca standart yapı ruhsatı alınması yeterli oluyor.

Araştırmalara göre son yıllarda İsviçre'de toplam 150 MWh kapasiteli batarya sistemleri hizmete alındı. Yıl sonuna kadar buna 280 MWh daha eklenecek.

Asıl büyük büyüme ise önümüzdeki yıllarda yaşanacak. Şu anda 2030 yılına kadar toplam 4 bin 350 MWh'nin üzerinde yeni depolama kapasitesi planlanıyor. Bu kapasite teorik olarak 4 milyondan fazla hanenin iki saatlik elektrik tüketimine karşılık geliyor.

Devlet desteği olmadan kuruluyor

Dikkat çeken noktalardan biri de bu projelerin tamamına yakınının kamu desteği olmadan gerçekleştiriliyor olması.

Primeo Energie yetkilileri, batarya yatırımlarının tamamen ticari gerekçelerle yapıldığını ve sistemin ekonomik olarak kendi kendini finanse edebildiğini belirtiyor.

İş modeli oldukça basit işliyor. Elektrik fiyatlarının düşük olduğu öğle saatlerinde güneş enerjisi satın alınarak bataryalarda depolanıyor. Akşam saatlerinde ise talebin ve fiyatların yükselmesiyle birlikte bu enerji yeniden elektrik şebekesine satılıyor. Gerektiğinde depolanan enerji, Swissgrid (İsviçre Ulusal Elektrik İletim Şirketi) tarafından da şebekedeki ani dalgalanmaların dengelenmesinde kullanılabiliyor.

Pompalı hidroelektrik santrallerini destekleyecek

Uzmanlar, büyük bataryaların kış aylarındaki enerji açığını tek başına kapatamayacağını vurguluyor. Ancak bataryalar sayesinde gün içindeki enerji ihtiyacı karşılanırken, Alp Dağları'ndaki pompalı hidroelektrik santrallerinde bulunan su rezervlerinin daha uzun süre korunması mümkün olacak.

Böylece hidroelektrik santralleri, özellikle kış aylarında ihtiyaç duyulan elektrik üretimi için su kaynaklarını daha verimli kullanabilecek.

Lityum bataryalar tercih ediliyor

İsviçre'de kurulan büyük depolama tesislerinde ağırlıklı olarak Lityum Demir Fosfat (LFP) bataryaları kullanılıyor. Elektrikli otomobillerde de tercih edilen bu teknoloji, güvenilirliği ve son yıllarda hızla düşen üretim maliyetleri sayesinde öne çıkıyor.

Bununla birlikte çevre örgütleri, lityum madenciliğinde yüksek miktarda su tüketilmesini önemli bir çevresel sorun olarak değerlendirmeye devam ediyor.

Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video