
Netanyahu, İsrail’in Suriye ile “barışçıl bir sınıra sahip olmasının” kendi çıkarlarına hizmet ettiğini savundu.
Trump ile zaman zaman görüş ayrılıkları yaşadıklarını belirten Netanyahu, buna rağmen yapılan görüşmenin oldukça verimli geçtiğini ifade etti. İsrail’in, bugüne kadar görev yapan ABD başkanları arasında Trump kadar yakın bir müttefike sahip olmadığını öne süren Netanyahu, bu yıl bir ilke imza atacaklarını da açıkladı. Netanyahu, daha önce İsrail vatandaşı olmayan kişilere verilmemiş olan “İsrail Ödülü”nün, katkıları nedeniyle Trump’a takdim edileceğini söyledi.
Suriye sınırına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Netanyahu, İsrail’in hedefinin Suriye ile barışçıl bir sınır hattı oluşturmak olduğunu iddia ederek, sınırın hemen ötesindeki bölgelerin güvenliğinden emin olmak istediklerini dile getirdi. Netanyahu, özellikle bölgedeki Dürzilerin güvenliğini önemsediklerini vurguladı.
Netanyahu, yalnızca Dürzilerin değil, Suriye’de ve Orta Doğu genelinde yaşayan diğer azınlıkların, özellikle de Hristiyanların korunması gerektiğini savundu. Bu durumun Afrika’nın bazı bölgeleri ile Nijerya için de geçerli olduğunu belirten Netanyahu, ABD’nin bu yöndeki çabalarına tam destek verdiklerini ifade etti. Hristiyan toplulukların Orta Doğu’da ve Afrika’nın bazı kesimlerinde kuşatma altında olduğunu ileri sürdü.
Gazze’nin gelecekteki yönetimine ilişkin bir soruya da yanıt veren Netanyahu, Filistin yönetiminin sürece dahil olabilmesi için Trump’ın net reform şartları ortaya koyduğunu söyledi. Trump’ın sembolik değil, gerçek ve somut reformlar talep ettiğini açıkça ifade ettiğini belirtti.







