
Venezuela’nın başkenti Karakas’ta cumartesi gecesi boyunca süren hava saldırılarının ardından Trump, Maduro ve eşi Cilia Flores’in yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını açıklamıştı. ABD medyası, ikilinin “uyuşturucu terörizmi komplosu” ile “ABD’ye karşı makineli silah ve yıkıcı cihaz bulundurma” suçlamalarıyla New York’ta yargılanacağını aktardı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Maduro’ya yaşanan süreci önlemek adına daha önce birçok seçenek sunulduğunu belirterek, “Maduro’nun bundan kaçınmak için gerçekten çok sayıda fırsatı vardı. Kendisine defalarca yeni ve ciddi teklifler iletildi. Ancak o farklı bir yol izlemeyi tercih etti ve bugün gelinen nokta ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.
Amerikan basınında yer alan değerlendirmelere göre, Rubio’nun sözünü ettiği bu “fırsatlardan” biri, Maduro’nun Türkiye’ye sürgüne gönderilmesi seçeneği olabilir. New York Times, Trump’ın bizzat Maduro’ya aralık ayı sonunda görevden çekilmesi ve “Türkiye’de lüks bir sürgün hayatı” yaşaması yönünde bir ültimatom sunduğunu, ancak bunun kabul edilmediğini yazdı.
Washington Post ise kasım ayında yayımladığı haberinde, 2024’teki tartışmalı seçimlerin ardından Maduro’yu arayan az sayıdaki liderden birinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğuna dikkat çekmişti. Gazete, Trump’ın “kolay ya da zor yoldan” görevden uzaklaştırmak istediği Maduro’nun, Karakas’tan ayrılmak zorunda kalması halinde Türkiye’yi güvenli bir sığınak olarak görmesinin şaşırtıcı olmayacağını ifade etmişti.
2024’te Maduro’nun yeniden iktidara gelmesiyle sonuçlanan seçimler, dünya genelinde tartışmalara yol açmış, 50’den fazla ülke seçimleri hileli bularak tanımamıştı. Bu süreçte Maduro’yu telefonla arayarak tebrik eden liderlerden biri Erdoğan olmuştu. Maduro da 2023’te Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından düzenlenen yemin törenine katılmış ve Erdoğan’dan “kardeşim” diye söz etmişti.
Son yıllarda Türkiye ile Venezuela arasında bakanlık düzeyinde karşılıklı ziyaretler gerçekleştirilmiş, stratejik anlaşmalar imzalanmış ve ticari ilişkiler sürdürülmüştü. ABD yönetiminin Venezuela çevresindeki operasyonlarına aşina bir kaynak, kasım ayında Washington Post’a yaptığı değerlendirmede, “Türkiye onun için mükemmel bir yer.” ifadesini kullanmıştı.
Aynı kaynak, Türkiye’ye yönelik olası bir sürgün anlaşmasının, Maduro’nun ABD’ye iade edilmemesini garanti altına alacak bazı güvenceler içerebileceğini ileri sürmüştü.
Haberde ayrıca, Maduro’nun olası bir kaçış için Rusya, İran ya da Küba gibi ülkeleri tercih etme ihtimalinin düşük görüldüğü, Türkiye’nin ise daha güvenli bir seçenek olarak değerlendirildiği aktarıldı. ABD yönetimine yakın bazı kaynaklar, Maduro’nun uzun süredir Türkiye’ye altın gönderdiğini, ailesi ve yakın çevresinin ülkede ciddi bir servet ve ilişki ağı bulunduğunu iddia etti.
Türkiye’nin, Venezuela’nın büyük altın rezervlerinin önemli bir bölümü için maden imtiyazlarına sahip olduğu hatırlatılırken, ABD’li yetkililer geçmişte Venezuela’dan Türkiye’ye rafinasyon amacıyla gönderilen altının İran’a ve Maduro’ya yakın kişi ve hesaplara aktarıldığını öne sürmüştü.
Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly ise Maduro’nun Türkiye’ye sürgünü konusunun görüşülüp görüşülmediğine dair sorulara “Yorum yok.” yanıtını verdi. Venezuela hükümeti ise Maduro’nun sürgün seçeneğini değerlendirdiği yönündeki haberleri daha önce defalarca yalanlamıştı.







