
Bu zıt yönlü gelişme, hem çalışanlar hem de sektör temsilcileri arasında tartışma yaratmış durumda.
UBS, Reuters’a yaptığı açıklamada Hindistan’ın Hyderabad kentinde yeni bir merkez açacağını ve burada 2000–3000 arasında yeni çalışan istihdam edeceğini duyurdu. Bu genişleme, bankanın özellikle teknoloji ve yapay zekâ alanındaki kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. UBS, operasyonel süreçlerin bir kısmını daha düşük maliyetli pazarlara kaydırarak verimliliği artırmayı amaçlıyor.
Buna karşılık İsviçre’de tablo oldukça farklı. Credit Suisse’in devralınmasının ardından başlayan yeniden yapılanma sürecinde, ülkede yaklaşık 3000 pozisyonun bu yıl içinde ortadan kalkması bekleniyor. CEO Sergio Ermotti, işten çıkışların “mümkün olduğunca sosyal açıdan sorumlu şekilde” yürütüleceğini, doğal işten ayrılmalar ve erken emekliliklerin süreci yumuşatacağını belirtiyor.
UBS, Hindistan’daki genişleme ile İsviçre’deki iş kayıpları arasında “doğrudan bir bağlantı olmadığını” savunsa da, Banka Personeli Birliği gelişmeleri yakından izliyor. Birlik Başkan Yardımcısı Natalia Ferrara, İsviçre’deki istihdamın korunmasının “son derece önemli” olduğunu vurguluyor.
UBS’nin bu stratejik yön değişikliği, küresel rekabet baskısı, maliyet optimizasyonu ve teknoloji yatırımlarının artan önemi bağlamında değerlendiriliyor. Ancak İsviçre’de binlerce çalışanın işini kaybetmesi, bankanın kamuoyu nezdindeki sorumluluğu ve yerel istihdam politikaları açısından tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.




