
Etik yatırım kuruluşu Ethos ve çeşitli hissedar temsilcileri, maaşın “aşırı” olduğunu savunarak genel kurulda reddedilmesini talep etti.
Ethos Direktörü Vincent Kaufmann, Narasimhan’ın maaşını “Vasella dönemine dönüş” olarak nitelendirdi ve 2013’teki Abzocker-Initiative’nin ruhuna aykırı olduğunu söyledi. Kaufmann, CEO’nun bir yılda kazandığı miktarın, “ortalama bir emeklinin bir ayda aldığı 3500 frankı bir saatten kısa sürede kazanması”yla karşılaştırıldığında kabul edilemez olduğunu vurguladı. Actares Başkanı Rolf Kurath da maaşın “en düşük ücretli çalışanların yaklaşık 400 katı” olduğunu belirterek eleştirilerini dile getirdi.
Novartis Yönetim Kurulu Başkanı Giovanni Caforio ise küresel rekabeti gerekçe göstererek maaşı savundu. Uluslararası şirketlerin CEO maaşlarıyla karşılaştırıldığında Novartis’in “orta seviyede” olduğunu söyleyen Caforio, yetenekli yöneticileri çekmek için bu düzeyde bir ücretin gerekli olduğunu ifade etti. Ancak Caforio’nun konuşmasını ağırlıklı olarak İngilizce yapması, bazı hissedarların tepkisini çekti. Bazı katılımcılar, şirketin giderek ABD’ye yöneldiğini ve “artık gerçek bir İsviçre şirketi gibi davranmadığını” dile getirdi.
Tüm eleştirilere rağmen, Narasimhan’ın 25 milyon franklık maaşı genel kurulda %88 gibi yüksek bir oranla onaylandı. Özel yatırımcıların oy gücünün sınırlı olması nedeniyle maaşın reddedilmesi hiçbir aşamada gerçek bir ihtimal olarak görülmedi. Bazı hissedarlar ise maaşı savunarak, “Hisselerim iyi kazandırdı, sonuçtan memnunum” yorumunu yaptı.
Novartis’in ABD’ye artan yönelimi, CEO maaşlarının seviyesi ve şirketin İsviçre ile bağları, genel kurulun en çok tartışılan başlıkları arasında yer aldı.




