
Küresel diplomasinin kalbi bu günlerde Pekin'de atmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleşen ve nükleer mutabakat ile dev ticari anlaşmaların damga vurduğu tarihi zirvenin üzerinden henüz birkaç gün geçmişken, Rusya lideri Vladimir Putin'in de Çin'e gideceği duyuruldu. 20 Mayıs tarihinde gerçekleşmesi planlanan bu kritik hamle, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Putin'in Pekin ziyareti yalnızca bir gün sürecek ve oldukça dar kapsamlı bir programı içerecek. ABD Başkanı Trump'ın ziyaretinde uygulanan görkemli karşılama törenleri, kırmızı halı seremonileri ve geniş çaplı protokol etkinliklerinin bu ziyarette yer almayacağı bildirildi. Washington'daki analistler, bu programı iki ülke arasındaki ilişkilerin doğası gereği daha çok bir çalışma ziyareti ve rutin diplomatik temasların bir uzantısı olarak değerlendiriyor.
Kremlin ve Pekin arasındaki son liderler zirvesi, geçtiğimiz yılın Eylül ayında düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü toplantısında gerçekleşmişti. Trump'ın Çin liderliğiyle küresel güvenlik ve ticaret konularında vardığı uzlaşmaların hemen ardından yapılacak bu yüz yüze görüşmede; Putin ve Şi Cinping'in değişen küresel dengeleri, stratejik ortaklıkları ve bölgesel krizleri kapalı kapılar ardında ele alması bekleniyor.








