
Merz, E1 projesinin iki devletli çözüm için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu belirterek, Avrupa’nın bu konuda ortak bir mesaj vermesi gerektiğini vurguladı.
Basın toplantısında, Merz gelişmeleri “ilhak hamleleri” olarak tanımladı ve İsrail hükümetine yerleşim faaliyetlerini durdurma çağrısı yaptı. Projenin ilerletilmesinin iki devletli çözümü zorlaştıracağını ifade eden Merz, İsrail’den kararlarını yeniden gözden geçirmesini istedi.
E1 projesi, Kudüs’ün doğusunda Batı Şeria’daki 12 kilometrekarelik alanda 3 bin 400 konut inşa edilmesini öngörüyor. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, projeyi geçtiğimiz yıl savunmuş, “Filistin devleti sloganlarla değil, sahadaki eylemlerle siliniyor” demişti.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İsrail’i sürpriz ziyarette ziyaret ederek Merz’in eleştirilerini yineledi ve Batı Şeria’daki politikaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Wadephul, ayrıca Filistinlilerin hafta sonu düzenlenen saldırılarda üç kişinin hayatını kaybetmesine dikkat çekerek, radikal yerleşimcilerin şiddet eylemlerini kınadı.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, Aralık ayında yaptığı açıklamada, yabancı hükümetlerin Yahudilerin İsrail topraklarında yaşama hakkını kısıtlayamayacağını, yerleşim kararlarının ise güvenlik önlemi niteliği taşıdığını belirtti.
Uluslararası hukuka göre İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşimleri yasa dışı kabul ediliyor. İsrail ise bu statüyü tanımayarak yerleşimlerin durumunun karşılıklı müzakerelerle belirlenmesi gerektiğini savunuyor. Mevcut yönetim altında, bölgede yaklaşık 500 bin İsrailli ile 3 milyon Filistinli birlikte yaşıyor.
E1 projesi, İsrail’in 2017’den bu yana en geniş yerleşim genişleme hamlesinin bir parçası olarak görülüyor. Aralık 2025’te 19 yeni yerleşim yerinin onaylanmasıyla süreç daha da hız kazandı.




