
Açıklamaların, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta İran’a yönelik tehditlerini hedef aldığı düşünülüyor. Trump, Tahran’ın barışçıl protestoculara şiddet uygulaması halinde Washington’un müdahale edebileceğini söylemişti.
Hatemi’nin sözleri, İran’ın hem ABD ve İsrail’den kaynaklanan dış tehdit algısıyla hem de kötüleşen ekonomik koşullar ve protestolar nedeniyle zorlandığı bir dönemde geldi. Ülke içinde tansiyonu azaltmak amacıyla hükümet, pirinç, et ve makarna gibi temel gıda maddelerinde aylık yaklaşık 6 euroluk nakit destek ödemesi başlattı. Ancak esnaf, riyalin değer kaybı ve tercihli döviz kurunun kaldırılması nedeniyle temel gıda fiyatlarının üç katına çıkabileceğini uyardı.
Hatemi, Tahran’daki askeri akademi öğrencilerine yaptığı konuşmada, “İslam Cumhuriyeti, halkına yönelik bu tür tehditleri yakından takip ediyor ve karşılıksız bırakmayacaktır” dedi. Ayrıca silahlı kuvvetlerin hazırlık seviyesinin savaş öncesine göre çok daha yüksek olduğunu belirtti.
Haziran ayında İsrail’in düzenlediği 12 günlük operasyon sırasında üst düzey komutanların öldürülmesinin ardından kara kuvvetleri komutanlığını devralan Hatemi, Devrim Muhafızları ağırlıklı bu göreve gelen ilk düzenli ordu subayı oldu.
İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve diğer yetkililer de Trump’ın açıklamalarına yanıt verdi. Bu açıklamalar, ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği operasyonla eş zamanlı olarak daha sert ve tehditkâr bir ton kazandı.
Aktivistler ve insan hakları örgütleri, Aralık ayında başlayan ve Tahran ile İsfahan başta olmak üzere büyük kentlere yayılan protestolarda 36 kişinin güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda öldüğünü bildirdi. Protestolar devam ederken, ana çarşılar kapalı ve ekonomik baskılar sürüyor.




