
ABD Başkanı Donald Trump, Kasım ayında yapılacak kritik ara seçimler öncesinde, ülkenin en çekişmeli seçim bölgelerinden biri olan New York’un Rockland bölgesinde Cumhuriyetçi seçmenlerle bir araya geldi. İç ve dış politikaya dair çarpıcı itiraflarda ve iddialarda bulunan Trump, özellikle Ortadoğu ve Latin Amerika hattında yürütülen askeri operasyonlara değinerek Tahran yönetimini doğrudan hedef aldı.
İran'ın küresel istikrarsızlığın temel kaynağı olduğunu öne süren Trump, yürütülen askeri harekatların bütçesine dair de ezber bozan bir ekonomik itirafta bulundu:
"Sadece Venezuela'da değil, Destansı Öfke operasyonu kapsamında da savaşçılarımız, dünyanın bir numaralı devlet destekli terör hamisi olan İran'ın sorun yaratmak amacıyla dünyanın dört bir yanına para göndermesine engel oluyor. Nükleer bir silaha sahip olmalarına asla müsaade edilmeyecek ve onlar da bunun gayet farkındalar. Ayrıca Venezuela'dan büyük miktarda petrol çıkarıyoruz; bu durum, yürüttüğümüz savaşın maliyetini fazlasıyla karşılıyor."
Şi Cinping de Hayran Kalmış: "Bu Orduyu Bu Kadar Sık Kullanacağımı Düşünmezdim"
İlk başkanlık döneminde "tarihin en güçlü ordusunu" kurduğunu ve Pentagon bütçesini devasa seviyelere çıkardığını savunan Trump, ABD ordusunun şu an dünyanın "en muazzam" askeri gücü olduğunu söyledi. Geçtiğimiz hafta Pekin'de bir araya geldiği Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in kendisine bizzat, "Sizin ordunuz inanılmaz" dediğini aktaran Trump, Amerikan askeri gücünün küresel operasyonlardaki yoğunluğuna dair, "Bu orduyu bu kadar sık kullanmak zorunda kalacağımı hiç tahmin etmemiştim ama kullanıyoruz işte" diyerek NATO’nun Hürmüz planlamaları ve bölgesel müdahalelerin sinyalini verdi.
Kürsüde "Hukuki" Protesto Ayarı
Trump’ın Rockland’daki konuşması, kalabalığın arasından sıyrılan bir protestocu tarafından kısa süreliğine kesildi. Güvenlik güçleri ve gizli servisin eylemciyi sert bir şekilde salondan çıkardığı ve Trump'ın "Evine, anana git" şeklinde sert tepki gösterdiği anların ardından kameralara ilginç bir diyalog daha yansıdı. Korumalarına seslenen Trump, önce "Ne yaptınız adama? Zarar vermeyin" dedi, ardından hemen mikrofona dönerek bu merhametli ifadeleri sadece "yasal sebeplerden ve olası tazminat davalarından dolayı" söylediğini itiraf ederek salonda gülüşmelere neden oldu.
New York’un Göçmen Politikasına Ağır Eleştiri
Konuşmasının iç politika bölümünde ev sahibi New York eyaletinin demokrat yönetimini ve göçmen politikalarını yerden yere vuran Trump, düzensiz göçmenlerin kenti sardığını, asayişin çöktüğünü ve şirketlerin yüksek vergiler ile suç oranları nedeniyle bölgeyi terk ettiğini savundu. Seçim güvenliği üzerinden de sisteme yüklenen Trump, "Yasa dışı göçmenler her yeri sarmış durumda; insanlar sağda solda vuruluyor, seçimlere hile karışıyor. Seçmen kimliği zorunluluğu yok, vatandaşlık belgesi ibraz etme şartı yok. Harika insanlar olabilirler ama hiçbir vergi ödemiyorlar, paranızı alıp götürüyorlar. Açık sınırlar ve suçlulara sığınak sağlayan sığınak şehirler istemiyoruz" diyerek sınır güvenliği vaadini yineledi.












