
Yeni yasa taslağında en çok tepki çeken başlıkların başında köleliğin ceza hukuku kapsamında yeniden tanımlanması geliyor. Metinde “köle” ve “efendi” kavramlarına açık biçimde yer verilirken, kölelerin cezalandırılması yetkisinin doğrudan efendilere bırakıldığı ifade ediliyor.
Taliban’ın hazırladığı düzenleme, toplumu dört ayrı sosyal sınıfa ayırıyor: din âlimleri, seçkinler, orta sınıf ve alt sınıf. Yasaya göre suçun niteliğinden çok, suçu işleyen kişinin ait olduğu sınıf cezanın türünü belirliyor. Din âlimleri için yalnızca uyarı öngörülürken, seçkinler mahkemeye çağrı ve ikazla karşı karşıya kalıyor. Orta sınıf için hapis cezası gündeme gelirken, alt sınıfa mensup kişiler için hem hapis hem de bedensel cezalar uygulanabileceği belirtiliyor.
Yeni ceza kanunu, Taliban yargı organlarına muhalifleri ve rejimi eleştirenleri ölüm cezasına çarptırma yetkisi de tanıyor. “İsyancı” olarak tanımlanan kişilerin kamuya zarar verdiği ve bu zararın ancak öldürülerek önlenebileceği savunuluyor. Ayrıca muhalifleri yetkililere bildirmeyen vatandaşlar için de hapis cezası öngörülüyor. Bu kapsamda tüm halktan, Taliban karşıtı faaliyetleri ihbar etmesi bekleniyor.
Dikkat çeken bir diğer düzenleme ise bireylere doğrudan cezalandırma yetkisi verilmesi. Taliban, bir kişinin “günah” işlediğine tanık olan vatandaşların, yargı süreci olmaksızın şahsen müdahale edebileceğini belirtiyor.
Taliban’ın yeni yasaları, ülkede kız çocuklarının eğitim almasını da tamamen yasaklıyor.
Ceza kanununda sosyal yaşama ilişkin çok sayıda yasak da yer alıyor. Dans etmek ve dans edenleri izlemek suç sayılırken, “ahlaksızlık mekânları” olarak tanımlanan alanların yıkılması hükme bağlanıyor. Ancak bu mekânların ne olduğuna dair açık bir tanım yapılmaması, keyfi uygulamalara kapı aralayabileceği yönünde endişelere yol açıyor.
Şiddetle ilgili maddeler de tartışma yaratıyor. Kemik kırığına ya da derinin yırtılmasına yol açmadığı sürece fiziksel şiddet cezai yaptırım kapsamı dışında bırakılıyor. Çocuk istismarı ve çocuklara yönelik şiddetin de açık biçimde cezalandırılmadığı görülüyor. Hatta bir maddede, babanın 10 yaşındaki oğlunu namazı ihmal etmesi gibi gerekçelerle cezalandırabileceği ifade ediliyor. Akrabalık bağı olmayan kadın ve erkeğin bir arada bulunması da suç olarak tanımlanıyor.
Mezhep konusunda ise Taliban, Hanefi mezhebini esas alıyor. Buna göre mezhebini terk eden kişiler “kâfir” olarak nitelendiriliyor ve bu durum hapis cezasıyla sonuçlanabiliyor.
Uluslararası insan hakları örgütleri, söz konusu düzenlemelerin temel özgürlükleri, insan haklarını ve adil yargılanma ilkesini açık biçimde ihlal ettiğini vurguluyor. Buna rağmen Taliban, 2021 yılında ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin ardından kontrolü ele geçirdiği ülkede bu tür uygulamaları hayata geçirmeye devam ediyor.








