
ABD iç politikasında ve uluslararası arenada attığı sıra dışı adımlarla sürekli olarak dünya manşetlerinde yer alan ABD Başkanı Donald Trump, bu kez katıldığı bir seçim mitinginde yaşanan protesto krizi ve verdiği sıra dışı yanıtla gündeme oturdu. Kürsüde destekçilerine hitap ettiği sırada kalabalığın arasından yükselen protesto sesleri üzerine konuşmasını kesen Trump, gizli servis ve güvenlik güçlerinin müdahale ettiği göstericiye doğrudan sahneden seslendi.
Siyasi üslup sınırlarını zorlayan ve salondaki binlerce destekçisi tarafından tezahüratlarla karşılanan o anlarda Trump, protestocunun salondan çıkarılmasını isteyerek şu ifadeleri kullandı:
"Evine anana git. Anana git. Onu evine, anacığına götürün. Başı belaya girecek."
Sosyal Medya ve Amerikan Basını İkiye Bölündü
Trump'ın bir devlet başkanına yakışmayacak derecede sokak jargonu ve ailevi vurgular içerdiğini savunan muhalif kanat ile ana akım Amerikan medyası (CNN, MSNBC), bu çıkışı "demokratik protesto hakkına saygısızlık ve saldırganlık" olarak nitelendirdi. Beyaz Saray muhabirleri, Trump'ın retoriksel olarak gerilimi tırmandırmasının ülkedeki kutuplaşmayı daha da derinleştirdiğine dikkat çekti.
Buna karşın, Trump'ın sadık seçmen kitlesi ve Cumhuriyetçi yorumcular ise bu hamleyi "Trump'ın her zamanki açık sözlü, filtresiz ve elitizme meydan okuyan liderlik tarzı" olarak yorumlayarak sahiplendi. Trump'ın eylemcileri koruma amaçlı ironik bir dil kullandığını iddia eden destekçileri, güvenlik uyarısının yerinde olduğunu savundu. Ankara-Washington hattında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı kritik telefon trafiği ve Tayvan lideri Lai Ching-te ile görüşme sinyallerinin hemen ardından gelen bu miting şovu, Trump’ın iç sahada popülist siyaset tarzından ödün vermeyeceğini bir kez daha kanıtladı.












