Araştırmaya göre, İsviçre’de kendisini “çok sağlıklı” hissedenlerin oranı sadece %11. Oysa bu oran 2020’de yapılan ilk ankette %22 idi. Katılımcıların %38’i ise kendini ya hasta ya da tam anlamıyla sağlıklı hissetmediğini söyledi.
Bu kişilerin şikâyetleri arasında:
CSS CEO’su Philomena Colatrella, sonuçların kendilerini endişelendirdiğini belirterek, “Bu tablo İsviçre toplumunun özellikle genç nüfusta sağlık açısından zorlandığını gösteriyor” dedi.
Araştırmaya göre, sadece %20’lik bir kesim düzenli uyku sorunları yaşamadığını ifade etti. En kötü tablo ise gençlerde ortaya çıktı: Her iki gençten biri sabahları dinlenmiş uyanmadığını söylüyor.
Bu durumun temel nedeni stres. Gençler, kendilerinden beklenen yüksek performans ve sürekli “sağlıklı – güçlü” görünme baskısından dolayı psikolojik olarak da daha kırılgan bir durumda.
18–35 yaş arası gençlerin:
Araştırmada gençlerin bu sorunlara karşı hangi önlemleri aldığı sorulmadı. Ancak veriler, gençlerin sağlık sistemine getirdiği mali yükün hızla arttığını ortaya koydu. 2018–2024 yılları arasında gençlerin neden olduğu sağlık giderleri %30’dan fazla arttı.
Olumlu bir bulguya göre, yaşlı nüfus uyku sorunlarını daha az yaşıyor. 65 yaş üstü katılımcıların yalnızca %17’si dinlenmeden uyandığını söyledi.
Araştırma ayrıca sağlık teknolojilerine bakıştaki çelişkiyi de ortaya koydu. Gençlerin üçte biri şimdiden yapay zekâ tabanlı chatbotlardan sağlık bilgisi aldığını belirtiyor. Ancak iş doktorların yapay zekâyı teşhis aşamasında kullanmasına geldiğinde güven azalıyor.
Araştırma, toplumun yaklaşık yarısının kendini sürekli sağlıklı ve performanslı olma baskısı altında hissettiğini ortaya koydu. Gençlerde bu oran %80’e kadar çıkıyor. Colatrella, küresel krizler, sosyal medya ve kendini sürekli optimize etme baskısının bu yükü artırdığını vurguladı.