
Gündemin merkezinde, SVP’nin “10-Milyonluk İsviçre Olmasın” başlıklı halk inisiyatifi bulunuyor. Bu girişim, 2050 yılına kadar İsviçre’nin sürekli ikamet eden nüfusunun 10 milyon kişiyi aşmamasını hedefliyor. Nüfus artışı 9,5 milyon eşiğini daha erken geçerse, Federal Konsey ve Parlamento’nun özellikle iltica ve aile birleşimi alanlarında sınırlayıcı önlemler alması gerekecek.
İnisiyatif metni, nüfus artışını teşvik eden uluslararası anlaşmaların yeniden müzakere edilmesini öngörüyor. Tüm bu adımlar yeterli olmazsa, son çare olarak AB ile serbest dolaşım anlaşmasının feshi gündeme gelebilecek. Federal Konsey ve parlamentonun çoğunluğu ise girişimin “hiçbir sorunu çözmediğini, aksine yeni sorunlar yaratacağını” savunuyor. Destekleyenler ise İsviçre’nin göç politikasında yeniden kontrolü ele alması gerektiğini düşünüyor.
Haziran oylamasının ikinci konusu ise Zivildienstgesetz üzerindeki değişiklikler. Parlamento, ordudan sivil hizmete geçişi zorlaştırmak istiyor. Amaç, hem ordu hem de sivil savunma için daha fazla personel elde etmek. Ancak sol partiler ve sivil toplum örgütleri bu değişikliğe karşı referandum başlattı. Muhalifler, yeni düzenlemelerin sivil hizmete katılımı yaklaşık %40 azaltacağını ve kurumun geleceğini tehlikeye atacağını savunuyor.
İsviçre halkı, 8 Mart’ta SRG inisiyatifi, bireysel vergilendirme ve iklim fonu gibi başka önemli konularda sandığa gidecek. Haziran oylaması ise özellikle göç ve ulusal hizmet politikaları açısından ülkenin yönünü belirleyecek nitelikte.




