
Federal İstatistik Dairesi verilerine dayanan yeni bir analiz, kantonda yaşayanların önemli bir bölümünün yoksulluk riski altında olduğunu ortaya koyuyor. 2023 yılında Ticino’da nüfusun yüzde 23,3’ü yoksulluk tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Bu oran, yüzde 7,5 seviyesinde olan Almanca konuşulan bölgelere kıyasla üç kat daha yüksek.
Ticino tarihsel olarak İsviçre’nin daha zayıf ekonomik bölgelerinden biri olarak biliniyor. Sanayi ve büyük ekonomik merkezlerin azlığı geçmişte önemli bir dezavantajdı. Bugün durum kısmen değişmiş olsa da yoksulluk hâlâ kantonun kronik sorunlarından biri. 2025 yılı sonunda sosyal yardım başvurularında yeniden belirgin bir artış yaşandı.
İtalya’ya Yakınlık Lojik Bir Dezavantaj Yaratıyor
Analize göre yoksulluğun artmasında coğrafi konumun da etkisi var. İtalya’ya sınır olan bölgede, komşu ülkedeki düşük ücret seviyesi Ticino’daki maaşları da aşağı çekiyor. Buna karşın kanton sakinleri, İsviçre genelinde artan yaşam giderleriyle başa çıkmak zorunda kalıyor. Ücretlerdeki sınırlı artış, yükselen maliyetleri karşılamaya yetmiyor.
Kanton halkı için en büyük yüklerden biri de sağlık sigortası primleri. Aylık ortalama 500 frankın üzerindeki primler, ülke ortalamasından yaklaşık 100 frank daha yüksek. Sosyal yardım ve yemek hizmeti sunan Franceso Vakfı’ndan Kardeş Martino Dotta, yıl başından bu yana yardım talebinde belirgin bir artış olduğunu söylüyor.
En Zor Durumda Olanlar: Yalnız Anneler
Ticino’da yoksulluğun en ağır etkilerini yalnız ebeveynler hissediyor. Yalnız ebeveynlere ve karma ailelere destek veren derneğin temsilcisi Alessia Di Dio, özellikle yalnız annelerin ciddi bir ekonomik baskı altında olduğunu belirtiyor. Kanton genelinde her üç yalnız anneden birinin “mutlak yoksulluk” içinde yaşadığını ifade ediyor. Bu durum, çoğunlukla çocukların velayetini alan ve kira ile faturaları ödemekte zorlanan kadınları kapsıyor.
Ticino’nun ekonomik yapısı, yüksek yaşam maliyetleri ve İtalya’ya yakınlığın yarattığı ücret baskısı birleştiğinde, kantonun yoksullukla mücadelesi daha da karmaşık bir hâl alıyor. Uzmanlara göre bu eğilim tersine dönmediği sürece, sosyal yardım talebindeki artışın devam etmesi bekleniyor.




