
Cenevre Üniversitesi siyaset bilimcisi Marco Giugni’ye göre bunun en önemli nedeni, İsviçre vatandaşlarının referandumlar ve halk oylamaları aracılığıyla siyasi süreçlere doğrudan katılabilmesi. Bu durum toplumsal gerilimlerin daha kontrollü şekilde ifade edilmesini sağlıyor. Federal yapı da vatandaşlara taleplerini dile getirebilecekleri çok sayıda siyasi kanal sunuyor.
Protestolar neden artıyor?
Uzmanlar son yıllarda dünyada yaşanan savaşlar, ekonomik belirsizlikler, iklim krizi ve toplumsal kutuplaşmanın İsviçre’de de protesto hareketlerini artırdığını belirtiyor. Özellikle Bern, Zürih ve Basel gibi büyük şehirlerde daha sık gösteriler düzenleniyor. Ancak bu durum ülkede köklü bir değişimden çok, küresel gelişmelerin İsviçre’ye yansıması olarak değerlendiriliyor.
İsviçre protestolarının tarihi
Ülkede protesto kültürü yeni değil. Tarihte öne çıkan bazı büyük gösteriler şunlar oldu:
1918 Genel Grevi: 250 binden fazla işçi çalışma saatlerinin azaltılması, emeklilik sistemi ve kadınlara oy hakkı talebiyle greve çıktı.
1968 Globus Olayları: Zürih’te gençlik hareketlerinin başlangıcı kabul ediliyor.
1975 Kaiseraugst Nükleer Santral Protestoları: Yıllar süren eylemler sonucunda santral projesi iptal edildi.
1991 Kadın Grevi: Yüz binlerce kadın eşit haklar için sokaklara çıktı.
2019 İklim Grevleri: Binlerce genç iklim politikalarının güçlendirilmesini talep etti.
2022 Covid-19 önlemleri ve Ukrayna savaşıyla ilgili gösteriler ülke gündemine damga vurdu.
Avrupa’da İsviçre’nin yeri
2025 verilerine göre İsviçre’de halkın yüzde 8’i son bir yıl içinde en az bir protestoya katıldığını belirtti. Bu oranla ülke Avrupa’da orta sıralarda yer alıyor. Fransa (%17), İspanya (%17,6) ve İzlanda (%19) gibi ülkelerde protestolara katılım çok daha yüksek seviyelerde bulunuyor.
Gösteriler her zaman sonuç veriyor mu?
Uzmanlara göre protestolar İsviçre’de siyasi sürecin bir alternatifi değil, tamamlayıcı bir unsuru olarak görülüyor. Ancak bir gösterinin başarılı olup olmaması yalnızca sokağa çıkan insan sayısına değil, aynı zamanda parlamentodaki ve kamuoyundaki desteğe de bağlı. Bu nedenle birçok protesto taleplerinin yalnızca bir bölümünü hayata geçirebiliyor.












