
Savcılık verilerine göre sadece geçtiğimiz yıl Zürich kantonunda 1200’den fazla kara para aklama soruşturması yürütüldü. Bu operasyonlarda milyonlarca franklık mal varlığına da el konuldu.
Yetkililer, suçtan elde edilen paranın sisteme sokulmasının organize suçların temelini oluşturduğunu belirtiyor. Uyuşturucu ticareti, insan kaçakçılığı ve dolandırıcılık gibi birçok suçun sonunda kara para aklama ağına bağlandığı ifade ediliyor.
Suç gelirleri nasıl aklanıyor?
Savcılığın raporuna göre suç örgütleri parayı gizlemek için farklı yöntemler kullanıyor. Bazıları nakit parayı uzun süre saklayarak dikkat çekmemeye çalışırken, bazıları ise yurt dışında kurulan paravan şirketler üzerinden para transferleri gerçekleştiriyor. Böylece paranın gerçek kaynağının takip edilmesi zorlaşıyor.
Bir diğer yaygın yöntem ise “Hawala sistemi” olarak bilinen kayıt dışı para transfer ağı. Bankacılık sistemi dışında çalışan bu yapı, özellikle nakit transferlerinde kullanılıyor ve uluslararası para hareketlerini görünmez hale getirebiliyor.
Yetkililer ayrıca restoranlar, oto galerileri veya genelevler gibi yoğun nakit döngüsüne sahip işletmelerin de kara para aklamada sık kullanıldığına dikkat çekiyor. Muhasebe oyunlarıyla yasa dışı gelirlerin yasal ticaret geliri gibi gösterildiği belirtiliyor.
İsviçre neden tercih ediliyor?
Zürich Savcılığı’na göre İsviçre’nin kara para aklama açısından cazip görülmesinin bazı özel nedenleri var. Ülkede nakit para giriş ve çıkışında geniş serbestlik bulunuyor. Ayrıca yüksek miktardaki işlemlerde kimlik kontrol limitlerinin diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha yüksek olması dikkat çekiyor.
İsviçre’nin hâlâ aktif olarak kullanılan 1000 franklık banknota sahip olması da suç örgütleri açısından avantaj olarak görülüyor. Avrupa Birliği’nin yüksek değerli banknotları tedavülden kaldırmasına rağmen İsviçre’de büyük kupürlü nakit kullanımının devam etmesi eleştiriliyor.
“Money Mule” yöntemi büyüyor
Savcılık özellikle son dönemde “Money Mule” yani “para katırı” olarak bilinen yöntemin hızla yayıldığını belirtiyor. Bu sistemde kişiler banka hesaplarını suç örgütlerine kullandırıyor ve yasa dışı paranın transfer edilmesine aracılık ediyor.
Çoğu zaman internet üzerindeki sahte iş ilanlarıyla kandırılan kişiler, hesaplarına gelen parayı başka hesaplara aktarıyor veya yurtdışına gönderiyor. Yetkililer ise bu kişilerin de suç ortağı sayıldığını ve cezai sorumluluk taşıdığını vurguluyor.
Savcılık, kara para aklama ağlarının yalnızca finansal suç olmadığını, aynı zamanda organize suçların merkezinde yer aldığını belirterek vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.












