
Üretim değerleri son yıllarda artsa da, çiftçilerin gelirlerinde neredeyse hiçbir iyileşme görülmedi.
FMS’nin analizine göre, 2020’den 2025’e kadar tarımsal üretim değeri yaklaşık 1 milyar frank arttı. Ancak bu artışın büyük bölümü, yükselen girdi maliyetleri tarafından adeta silindi. Aynı dönemde yem, tohum, bitki koruma ürünleri ve enerji gibi temel girdilerin fiyatları pandemi döneminde keskin şekilde yükseldi ve hâlâ yüksek seviyelerde seyrediyor. Bu nedenle çiftçilerin gelir artışı yalnızca 29 milyon frank ile sınırlı kaldı.
Zimmerwald’lı çiftçi Samuel Guggisberg, 25 hektarlık işletmesinde ağırlıklı olarak patates üretiyor. Ona göre hem satış fiyatlarının yükselmesi hem de çiftliklerin daha verimli hale gelmesi gerekiyor. Ancak tedarik zincirindeki şirketlerin de artan maliyetlerle karşı karşıya olması, fiyat baskısını daha da artırıyor.
FMS Başkanı Stefan Flückiger, sorunun temelinde piyasa yapılarının dengesizliği olduğunu savunuyor. Bayer, Syngenta ve Fenaco gibi küresel devlerin pazarda belirleyici konumda olması, çiftçilerin pazarlık gücünü sınırlıyor. Fenaco ise bir kooperatif olarak çiftçileri desteklemeyi amaçladığını, ancak enerji ve bazı hizmetlerde hareket alanının kısıtlı olduğunu belirtiyor.
Perakende sektörü son yıllarda tarım ürünlerinin fiyatlarını artırmış olsa da, süpermarketlerin düşük fiyat politikası çiftçilere yansımıyor. 2020’den bu yana girdi maliyetleri 745 milyon frank artarken, çiftçilerin eline geçen net değer yalnızca 225 milyon frank yükseldi.
İsviçre Çiftçiler Birliği Direktörü Martin Rufer’e göre, girdi maliyetleri son iki yılda nispeten istikrar kazandı. Bu nedenle artık asıl odak, perakende satış fiyatlarının çiftçiler lehine iyileştirilmesi olmalı.
Tarım sektörü, artan maliyetler, güçlü tedarikçiler ve düşük fiyat baskısı arasında sıkışmış durumda. Bu koşullar altında çiftçilerin gelirlerinin neden yerinde saydığı daha net anlaşılıyor.




