Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Bar yangını
Crans-Montana yangını İsviçre ve İtalya arasında diplomatik krize neden oldu
İsviçre’nin Valais kantonundaki Crans-Montana Kayak Merkezi’nde yılbaşı gecesi çıkan ve 40 kişinin hayatını kaybettiği bar yangınına ilişkin yürütülen hukuki süreç, İsviçre ile İtalya arasında diplomatik gerilime yol açtı.

Özellikle bar işletmecisinin tutuksuz yargılanmasına karar verilmesi, Roma’nın sert tepkisine neden olurken, İtalya’nın diplomatik baskısı Bern’de rahatsızlık yarattı.

Yangında, aralarında İtalyan vatandaşlarının da bulunduğu 40 kişinin yaşamını yitirdiği barın ortaklarından işletmeci Jacques Moretti’nin kefalet karşılığında serbest bırakılması, İtalya hükümeti tarafından kabul edilemez bulundu. Bu kararın ardından Roma yönetimi, 24 Ocak’ta İtalya’nın Bern Büyükelçisi Gian Lorenzo Cornado’yu istişareler için Roma’ya çağırdı.

İtalya’da Başbakan Giorgia Meloni başta olmak üzere çok sayıda siyasetçi, Moretti’nin tutuklu yargılanmamasına sosyal medya üzerinden sert eleştiriler yöneltti. İtalya Başbakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Meloni ile Dışişleri Bakanı Antonio Tajani’nin, Büyükelçi Cornado’ya Valais Kantonu Başsavcısı Beatrice Pilloud ile derhal temas kurarak, Moretti’nin serbest bırakılmasına yönelik İtalya hükümetinin ve kamuoyunun duyduğu derin öfkeyi iletmesi talimatını verdiği bildirildi. Açıklamada, suçun ağırlığına, ciddi sorumluluklara, kaçma ihtimaline ve delillerin karartılma riskine rağmen alınan kararın kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Roma yönetimi daha sonra, Bern’e çağrılan Büyükelçi Cornado’nun görevine dönüşünü iki şartın yerine getirilmesine bağladığını duyurdu. Buna göre, Büyükelçi’nin İsviçre’ye yeniden dönmesi; iki ülkenin adli makamları arasında etkili bir işbirliğinin kurulmasına ve 1 Ocak’taki Crans-Montana faciasının sorumlularının hızla belirlenmesi amacıyla ortak bir soruşturma ekibinin oluşturulmasına bağlı olacak.

Bu kapsamda, yangınla ilgili kendi soruşturmasını başlatan Roma Cumhuriyet Başsavcılığı da İsviçre makamlarına gönderdiği yazıda, ortak bir ekip oluşturulması halinde soruşturmacı göndermeye hazır olduklarını bildirdi.

İtalya’nın bu talepleri ve diplomatik baskısı, İsviçre Federal Parlamentosu’nda tepkiyle karşılandı. Farklı partilerden milletvekilleri, Roma’nın yaklaşımını eleştirirken, bazı siyasetçiler bu tutumu açıkça “şantaj” olarak nitelendirdi.

İsviçre Halk Partisi (SVP) Milletvekili ve Hukuk İşleri Komitesi Başkanı Barbara Steinemann, İtalya’nın tavrına karşı çıkarak, İsviçre’de yargının bağımsızlığına, güçler ayrılığına ve federal yapıya vurgu yaptı. Steinemann, adalet sisteminin bu dosyada başarısız olduğuna dair herhangi bir işaret bulunmadığını söyledi. SVP’li milletvekili Piero Marchesi de İtalya’nın taleplerini “saçma” olarak değerlendirerek, adli işbirliğinin mümkün olduğunu ancak siyasi baskının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Hür Demokrat Parti (FDP) üyesi ve Devlet Konseyi Hukuk İşleri Komitesi Başkanı Andrea Caroni ise olayda çok sayıda İtalyan mağdur bulunmasının İtalya’nın hassasiyetini anlaşılır kıldığını belirtti. Ancak Caroni, bağımsız bir ceza soruşturmasının somut adımlarına siyasi müdahale yapılmasının İsviçre’de kabul edilemeyeceğini vurguladı. Sosyal Demokrat Parti (SP) milletvekili Jessica Jaccoud da İtalya’nın tutumunu, hukukun üstünlüğü açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendirdi.

İsviçre Federal Adalet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise Valais Kantonu Savcılığı ile Roma Savcılığı’nın, yetkili İsviçre makamlarından ortak bir soruşturma ekibi kurulmasını talep edebileceği belirtildi. Açıklamada, bu tür ekiplerin özellikle karmaşık ve kapsamlı davalarda yaygın olarak oluşturulduğu ifade edildi.

İsviçre Federal Dışişleri Bakanlığı da İtalya’dan gelen taleplerin dikkate alındığını ve konunun ilgili adli makamlara iletildiğini açıkladı. Dosyanın Valais Kantonu yargısının yetki alanında olduğu hatırlatılırken, Valais Savcılığı’nın İtalya’dan 13 Ocak’ta gelen işbirliği talebine hafta sonuna kadar yanıt vermesinin beklendiği kaydedildi.

Öte yandan İsviçre’nin Roma Büyükelçisi Roberto Balzaretti, İsviçre kamu yayıncısı RSI’ye yaptığı açıklamada, Roma’dan gelen taleplerin ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtti. Balzaretti, yaşananlara rağmen iki ülke arasındaki ilişkilerin normal seyrinde devam edeceğini vurguladı.

Crans-Montana’daki ölümcül yangın, Valais kantonunda bulunan ve yılbaşı kutlamalarının yapıldığı bir barda meydana gelmişti. İsviçreli yetkililer, faciada 40 kişinin hayatını kaybettiğini, çoğu ağır olmak üzere 119 kişinin yaralandığını açıklamıştı. Yangının çıkış nedenine ilişkin soruşturma sürerken, görgü tanıkları yangının şampanya şişelerine takılan maytaplı mumlardan kaynaklanmış olabileceğini öne sürmüştü.

Yoğun bakım ünitelerinin dolması nedeniyle çok sayıda yaralı çevre ülkelerdeki hastanelere sevk edilmişti. Yangının ardından bar sahipleri Jacques Moretti ve eşi Jessica Moretti hakkında “ihmal sonucu ölüme ve yaralanmaya neden olma” ile “ihmal sonucu kundaklama” suçlamalarıyla ceza soruşturması başlatıldı. Barın son beş yıldır düzenli denetimden geçmediğinin ortaya çıkması da soruşturma dosyasına yansıdı.

Valais Kantonu Zorunlu Tedbirler Mahkemesi, 12 Ocak’ta Jacques Moretti’nin kaçma riski gerekçesiyle geçici olarak gözaltına alınmasına karar vermiş, 23 Ocak’ta ise İsviçre ceza usulü kapsamında tutukluluğun istisnai bir tedbir olduğu gerekçesiyle, 200 bin İsviçre frangı kefalet karşılığında denetimli serbest bırakılmasına hükmetmişti.

Yangında altı vatandaşını kaybeden İtalya hükümeti, 13 Ocak’ta bar sahiplerinin yargılandığı davaya müdahil olacağını açıklamıştı.

Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video