Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Yeni iddialar
Epstein belgelerinde genetik deney ve cinayet iddiaları
ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik bir fuhuş ağı kurduğu suçlamasıyla yargılanırken cezaevinde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin soruşturma dosyaları, kamuoyuna açılan yeni belgelerle birlikte yeniden gündemin merkezine yerleşti.

Paylaşılan belgelerde, genetik deney iddialarından cinayet suçlamalarına kadar uzanan dikkat çekici ayrıntılar bulunuyor.

Soruşturma dosyalarında yer alan ve “Gizli: Jeffrey Epstein” başlığını taşıyan bir e-postada, Eddy Aragon isimli bir kişiye gönderilen mesajda, yabancı uyruklu iki kadının Epstein’in talimatıyla öldürüldüğü ve cesetlerinin New Mexico eyaletindeki Zorro Çiftliği yakınlarına gömüldüğü iddia ediliyor.

Söz konusu e-postanın, Zorro Çiftliği’nde çalıştığı belirtilen bir kişi tarafından kaleme alındığı ifade edilirken, kadınların cinsel ilişki sırasında boğularak hayatlarını kaybettiği öne sürülüyor. Mesajda, bu kişilerin Epstein ile eski kız arkadaşı ve hüküm giymiş suç ortağı Ghislaine Maxwell’in yönlendirmesiyle çiftliğin çevresine gömüldüğü iddialarına yer veriliyor.

E-postada ayrıca Epstein’in reşit olmayan çocuklara yönelik cinsel istismar eylemleri, bir kadının intihara teşebbüs ettiğine dair itiraf, “Matthew Mellon videosu” başlıklı görüntüler ve benzeri içeriklerin bağlantıları da bulunuyor.

Dosyalarda dikkat çeken bir diğer yazışmada, Epstein’in eski kız arkadaşı Eva Andersson-Dubin’in 14 Ağustos 2010 tarihinde gönderdiği bir e-postada, Epstein’i ziyarete davet ettiği ve “Celina’nın beş arkadaşı da gelecek” ifadelerini kullandığı görülüyor.

Embriyo ve genetik çalışmalar

Belgelerde, Bryan Bishop tarafından Epstein’e gönderilen ve genetik deneylere işaret eden e-postalar da yer alıyor. Bishop’un mesajında, embriyo düzenleme teknikleriyle ilgili üç haber bağlantısı paylaşıldığı ve kullanılan yöntemler nedeniyle yüksek oranda mozaizm oluştuğu ifade ediliyor.

Bishop, kendi ekiplerinin testis kök hücrelerini içermeyen, biyolojik babaya enjeksiyon gerektirmeyen ve klonlamaya daha yakın bir embriyo düzenleme yöntemi üzerinde çalıştığını belirtiyor. Bu fikrin aniden ortaya çıktığını ve bu yönde ilerlediklerini kaydediyor.

Yurt dışındaki laboratuvarlarında fareler üzerinde yapılan testlerde yaklaşık yüzde 5’lik bir transfeksiyon verimliliği gözlemlendiğini aktaran Bishop, çalışmaların sürdüğünü ancak yöntemin mevcut embriyo modifikasyon tekniklerinin gerisinde kaldığını da vurguluyor.

Epstein’in Bishop’a verdiği yanıtta ise, “Yatırım yapma konusunda bir sorunum yok. Sorun, liderlik ettiğimin görülmesi durumunda ortaya çıkıyor.” ifadeleri dikkat çekiyor. Bishop’un başka bir mesajında, Ukrayna’daki laboratuvarında fare deneylerinin devam ettiğine dair imalar da yer alıyor.

“Öldür” talimatı iddiası

Kamuoyuyla paylaşılan belgeler arasında, 30 Haziran 2014 tarihli ve göndericisi belirlenemeyen bir e-postada Epstein’e yönelik “Onu öldürmen için sana izin veriyorum” ifadesi bulunuyor. Mesajda, ilgili kişinin Epstein’e ve göndericiye yalan söylediği ileri sürülüyor.

Epstein’in bu mesaja “Eyvah” yanıtını vermesi üzerine, gönderici olduğu iddia edilen kişi, kimsenin kendisine yalan söyleyerek kurtulamayacağını belirten bir cevap gönderiyor. Sosyal medyada bu e-postayı gönderen kişinin Susan Hamblin olduğu iddia edilse de konuya ilişkin resmi bir doğrulama yapılmış değil.

Deepak Chopra ve Peter Thiel yazışmaları

Epstein soruşturması kapsamında paylaşılan 3 milyondan fazla yeni belgenin 3 binden fazlasında, Hindistan asıllı yazar Deepak Chopra’nın adına rastlanıyor. Belgeler arasında, Chopra’nın 8 Mart 2017 tarihinde Epstein’e gönderdiği ve “Tanrı bir kurgudur. Tatlı kızlar gerçektir.” ifadelerinin yer aldığı bir e-posta sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Chopra, konuya ilişkin henüz kamuoyuna bir açıklama yapmadı.

Belgelerde ayrıca Epstein ile PayPal ve Palantir’in kurucu ortağı Peter Thiel arasında Haziran 2014’te gerçekleşen yazışmalar da bulunuyor. Yazışmalarda, ABD’nin Orta Doğu’daki politikalarının bilinçli olarak kaos yaratmayı hedeflediği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Epstein, Irak, İran, Libya, Suriye, Filistin, Lübnan ve Mısır’daki istikrarsızlığın, dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın arzuladığı bir sonuç olabileceğini savunurken, Thiel ise bu yaklaşımın ABD’nin dünya meselelerine daha az müdahil olma stratejisine dayandığını ifade ediyor.

Epstein dosyası

Jeffrey Epstein, en küçüğü 14 yaşında olan çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamalarıyla yargılanırken, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Hapishanesi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu.

Dava dosyalarında Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, Al Gore, Kevin Spacey, Michael Jackson, David Copperfield, Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi birçok tanınmış ismin adı geçmişti.

FBI ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından yapılan incelemelerde, Epstein’in ünlülerden oluşan bir “müşteri listesi” tuttuğuna dair kanıt bulunmadığı açıklanmış, Epstein’in hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığı duyurulmuştu.

Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video