
ABD'de birçok muhafazakâr eyalette, şirketlerin çalışan seçimlerinde ırk ve cinsiyet gibi kriterleri dikkate almaları, yeni yasa tasarılarıyla kısıtlanıyor. Bazı Cumhuriyetçi politikacılar, bu tür çeşitlilik uygulamalarını "ayrımcılık" olarak nitelendiriyor. Bu bağlamda, özellikle büyük Amerikan şirketlerinin ardından uluslararası firmalar da kendi politikalarını gözden geçiriyor.
Roche’un sözcüsü SRF’ye yaptığı açıklamada, şirketin tüm dünyadaki çeşitlilik stratejisini gözden geçirdiğini ve artık küresel bazda sabit hedeflerden vazgeçtiğini belirtti. Şirket, çeşitlilik ve kapsayıcılığın hâlâ önemli olduğunu vurgulasa da, bu hedefleri ülkelere özgü olarak yeniden düzenliyor. Böylece, her ülkenin yasal çerçevesine uygun hareket edilmesi hedefleniyor.
Benzer şekilde, bir diğer İsviçreli ilaç devi Novartis de ABD'de çeşitlilik uygulamalarını geri çekti. Örneğin, işe alım sürecinde farklı geçmişlere sahip panel üyeleri bulundurma zorunluluğu kaldırıldı.
SRF’ye konuşan uzmanlara göre, bu değişiklikler firmaların doğrudan baskı altına alınmasından kaynaklanıyor. ABD’de birçok eyalette yeni yasalar yürürlüğe girerken, şirketler dava edilme veya yaptırım riskiyle karşı karşıya kalmaktan çekiniyor.
Ancak eleştirmenler, bu geri adımların uzun vadede çeşitlilik ve kapsayıcılık alanındaki ilerlemeyi durdurabileceğinden endişeli. Şirketlerin temel değerlere bağlı kalarak nasıl uyum sağlayacakları ise önümüzdeki dönemde netlik kazanacak.