
Bir kesim euroya geçişin ekonomik büyümeyi hızlandıracağını düşünürken, enflasyon ve siyasi belirsizlik kaygıları da gündemdeki yerini koruyor.
Yeni yıla girildiği anda Bulgaristan’da yüzyıllardır kullanılan ve “aslan” anlamına gelen lev tedavülden kaldırıldı. Sofya’daki Bulgaristan Merkez Bankası binasına, yeni basılan Bulgar euro madeni paralarının görselleri yansıtıldı. Kutlamalar sırasında birçok kişi ellerinde euro banknotlarıyla poz verdi.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, Bulgaristan’ın euro bölgesine katılımını memnuniyetle karşıladığını belirterek, euroyu “ortak değerlerin ve kolektif gücün güçlü bir simgesi” olarak tanımladı. Gece yarısından kısa bir süre sonra bir ATM’den 100 euro çeken 43 yaşındaki Dimitar’ın “Harika, çalışıyor!” sözleri ise geçişin ilk anlarına damga vurdu.
Hükümetler destekledi, halk ikiye bölündü
Yaklaşık 6,4 milyon nüfusa sahip Bulgaristan’da ardı ardına gelen hükümetler euroya geçişi savundu. Bu adımın, Avrupa Birliği’nin en yoksul üyesi olan ülkenin ekonomisini güçlendireceği, Batı ile bağları derinleştireceği ve Rusya’nın olası etkilerine karşı koruma sağlayacağı ifade edildi.
Buna karşın Bulgar toplumunda euroya geçiş uzun süredir tartışma konusu. Pek çok vatandaş, fiyatların artacağından ve halihazırda kırılgan olan siyasi ortamın daha da istikrarsızlaşacağından endişe ediyor.
Cumhurbaşkanı Rumen Radev, yeni yıl gecesi yayımladığı mesajında euroya geçişi Bulgaristan’ın AB entegrasyonundaki “son adım” olarak nitelendirdi. Ancak bu kararın referanduma sunulmamış olmasından duyduğu rahatsızlığı da dile getirdi. Radev, bunun siyasi elit ile halk arasındaki derin kopukluğun bir göstergesi olduğunu ve ülke genelinde düzenlenen protestolarla da ortaya çıktığını söyledi.
Çift fiyat etiketleri, artan endişeler
Sofya’daki büyük pazarlarda ve mağazalarda ürünler hem lev hem de euro cinsinden fiyatlandırılmaya başlandı. Yiyecekten yılbaşı süslerine kadar pek çok üründe çift etiket uygulaması dikkat çekti. Emekli Vlad, “Avrupa’nın tamamı euro kullanıyor, biz de uyum sağlarız,” diyerek iyimser konuştu.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Bulgaristan’ın euro bölgesine katılımını vatandaşlar açısından “önemli bir dönüm noktası” olarak değerlendirdi. Von der Leyen, bu adımın seyahat ve yurtdışında yaşamayı kolaylaştıracağını, piyasalarda şeffaflığı ve rekabeti artıracağını ve ticareti teşvik edeceğini söyledi.
Bulgaristan Merkez Bankası Başkanı Dimitar Radev ise euronun yalnızca bir para birimi olmadığını, aynı zamanda bir “aidiyet sembolü” anlamı taşıdığını vurguladı. Ancak son Eurobarometre anketine göre Bulgar halkının yüzde 49’u euroya geçişe karşı.
“Zamanı değil” diyenler de var
2025 yılı boyunca özellikle aşırı sağcı ve milliyetçi partilerin öncülüğünde yürütülen euro karşıtı kampanyalar, toplumdaki şüpheleri güçlendirdi. Bazı esnaf, euroya geçiş için gerekli başlangıç paketlerine henüz ulaşamadıklarını belirtti.
64 yaşındaki ekonomist Stephane ise euroya geçişin zamanlamasını eleştirerek, “İtalya, İspanya ve Almanya’nın borç yükü çok ağır. Sonunda bu yük bize de yansıyacak,” dedi.
Piyasa Ekonomisi Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Petar Ganev ise Euronews’e yaptığı değerlendirmede, euronun etkilerinin uzun vadede görüleceğini belirterek, bu adımın para birimine ve satın alma gücüne duyulan güveni artıracağını, yabancı yatırımcılar açısından da olumlu bir sinyal vereceğini söyledi. Ganev’e göre euroya geçiş, Bulgaristan’ın kredi notunu da olumlu yönde etkileyebilir.







