
Açıklamada, iki ülkenin değişen güvenlik tehditleri karşısında politikalarını daha yakın eşgüdüm içinde yürüteceği belirtilirken, nükleer caydırıcılığın Avrupa’nın güvenlik mimarisinde merkezi bir rol oynamayı sürdürdüğü ifade edildi.
Bu kapsamda, savunma alanında bilgi paylaşımı ve stratejik koordinasyonu sağlamak amacıyla üst düzey bir nükleer kontrol grubu oluşturulduğu bildirildi. Söz konusu yapının, ABD’nin Avrupa’ya yönelik genişletilmiş caydırıcılık taahhüdü, kıtadaki Amerikan nükleer konuşlandırmaları ile Fransa ve Birleşik Krallık’ın bağımsız stratejik nükleer kapasiteleri temelinde şekilleneceği kaydedildi.
Alman-Fransız girişiminin, NATO’nun nükleer caydırıcılık sistemini destekleyici nitelikte olacağı ve Almanya’nın dahil olduğu nükleer paylaşım düzenlemelerinin yerine geçmeyeceği özellikle vurgulandı.
Taraflar, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması başta olmak üzere uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklere bağlılıklarını sürdüreceklerini de açıkladı.
Kurulan üst düzey grubun görev alanı; konvansiyonel askeri kapasitenin geliştirilmesi, füze savunma sistemleri üzerine istişareler ve Fransa’nın nükleer imkanlarının uygun şekilde entegrasyonu gibi başlıkları kapsayacak.
Ayrıca Almanya’nın, Fransa’nın nükleer tatbikatlarına konvansiyonel unsurlarla katılması, stratejik tesislere ortak ziyaretler gerçekleştirilmesi ve Avrupalı ortaklarla konvansiyonel yeteneklerin güçlendirilmesi planlanıyor.
Erken uyarı sistemleri, hava savunması ve “derin hassas vuruş” kapasitesi gibi alanlarda da, nükleer eşik altındaki krizlerin ve olası tırmanmaların yönetimine yönelik yeteneklerin artırılması hedefleniyor.




