Lidar (Light Detection and Ranging), uçak ya da dronlara monte edilen lazer sistemleriyle çalışan bir uzaktan algılama teknolojisidir. Lazer ışınları yeryüzüne gönderilir, yüzeyden yansıyan sinyaller sayesinde üç boyutlu arazi haritaları elde edilir. Bu teknoloji, özellikle yoğun orman örtüsü altında kalan arkeolojik kalıntıların belirlenmesinde son derece etkilidir.
İsviçre, bu alanda öncü ülkelerden biri. Federal Topografya Dairesi (Swisstopo), 2017 yılından itibaren ülkenin tamamını yüksek çözünürlüklü Lidar taramalarıyla haritalandırdı. Bu veriler kamuya açık ve ücretsiz olarak erişilebiliyor, bu da akademisyenlere ve bağımsız araştırmacılara büyük bir kaynak sağlıyor.
Arkeolog Gino Caspari’ye göre, Lidar sayesinde “orman yanlılığı” (Wald-Bias) olarak bilinen sorun ortadan kaldırılıyor. Geleneksel kazılar genellikle inşaat projeleriyle bağlantılı olarak şehir içlerinde ya da tarım alanlarında yapılıyor. Bu nedenle ormanlık alanlardaki potansiyel tarihi kalıntılar çoğu zaman göz ardı ediliyor. Oysa Lidar teknolojisi, ağaçların altındaki yapıları ve yer şekillerini gün yüzüne çıkararak tarihsel boşlukları doldurabiliyor.
Lidar kullanılarak oluşturulan 3D topoğrafik modeller, araştırmacılara toprak altındaki tümsekler, eski mezar yapıları veya temel izleri gibi yapıların detaylarını sunuyor. Tıpkı güneş ışığının ağaç yapraklarının arasından yere ulaşması gibi, lazer ışınları da ormanın altındaki geçmişi aydınlatıyor.
Bu teknolojiyle İsviçre’de birçok önemli keşif yapıldı:
Caspari, Norveç’te yaptığı bir çalışmada Lidar yardımıyla taş devrine ait onlarca “grubenhaus” (çukur ev) tespit ettiklerini belirtiyor. İsviçre’de de benzer potansiyelin bulunduğunu ve bu teknolojinin daha yaygın kullanılması gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlara göre Lidar, arkeolojik keşiflerde devrim yaratıyor ancak tek başına yeterli değil. Bu verilerin arkeolojik bilgiyle, saha çalışmalarıyla ve diğer bilimsel yöntemlerle desteklenmesi gerekiyor. Lidar bir “başlangıç noktası”, ancak kesin sonuçlar için hâlâ kazı ve analiz şart.
İsviçre, sunduğu açık erişimli veri altyapısı ve teknolojik olanaklarla dijital arkeolojide Avrupa’nın öncüsü konumunda. Lidar sayesinde geçmişin görünmeyen izleri artık daha ulaşılabilir hale geliyor. Bu teknolojiyle, önümüzdeki yıllarda daha pek çok yerleşim alanı, dini yapı, yol ve savunma hattı keşfedilmesi bekleniyor.