Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Nur Hayat Yıldız
10 yılı aşkın süredir bireysel seanslar ve atölyeler aracılığıyla; mindfulness, nefes terapisi ve bütünsel dönüşüm alanlarında bireylere rehberlik ediyorum. Amacım, modern yaşamın karmaşasında özle buluşmayı, içsel dengeyi yeniden kurmayı ve bireyin kendi en iyi versiyonuna ulaşmasını desteklemek. Çalışmalarımda bilimsel temelli tekniklerle spiritüel farkındalığı buluşturarak, katılımcılara hem zihinsel hem de duygusal düzeyde derinleşebilecekleri alanlar sunuyorum. Her yolculuk bir keşif, her dokunuş bir dönüşüm.
AFFETMEK, UNUTMAK DEĞİL; YÜKÜ BIRAKMAKTIR
Hayatın bize yüklediği en ağır yükler, çoğu zaman sırtımızda taşıdıklarımız değildir. Asıl ağırlık, kalbimizin derinliklerinde yıllarca sakladığımız kırgınlıklardır. Söylenmemiş sözler, hayal kırıklıkları, haksızlıklar ve ihanetler… Zaman geçer, insanlar değişir, hayat yoluna devam eder. Ama bazen tek bir anı, sanki dün yaşanmış gibi içimizde yaşamayı sürdürür.

İnsan, bedeninden çok zihniyle yorulur. Çünkü yaşanan olaylar sona erer; fakat onlara yüklediğimiz anlamlar bizimle kalır. İşte tam da bu yüzden affetmek, insanın kendine verebileceği en büyük hediyelerden biridir.

Ne var ki affetmek çoğu zaman yanlış anlaşılır. Kimileri affetmeyi yapılanı onaylamak, kimileri ise unutmak sanır. Oysa affetmek; yaşananları inkâr etmek değil, onların bugünümüzü yönetmesine izin vermemektir.

Affedemediğimiz her olay, zihnimizde tekrar tekrar canlanır. O an geride kalmıştır ama biz onu düşüncelerimizle bugüne taşırız. Geçmişte yaşanan bir kırgınlık, bugünkü ilişkilerimize gölge düşürür. Bir zamanlar yaşadığımız hayal kırıklığı, yeni başlangıçlara güvenmemizi zorlaştırır. Farkında olmadan geçmişin yükünü bugünün omuzlarında taşımaya devam ederiz.

Öfke, ilk anda bizi güçlü hissettirebilir. Ancak zamanla koruyan bir kalkan olmaktan çıkar, içimizi tüketen görünmez bir yüke dönüşür. Bunun için eski bir benzetme yapılır: Elinizde kor hâline gelmiş bir kömürü, karşıdakine atmak için tuttuğunuzu düşünün. Kömür, hedefe ulaşmadan önce en çok sizin elinizi yakacaktır. Affetmek, işte o koru yere bırakabilmektir.

Bu, yapılanın doğru olduğu anlamına gelmez. Gerektiğinde sınır koymak, mesafe almak ve aynı hatanın tekrarına izin vermemek de affetmenin bir parçasıdır. Çünkü affetmek, yeniden incinmeye razı olmak değildir. Affetmek; yaşanan acının hayatımız üzerindeki hâkimiyetini sona erdirmektir.

Belki de en zor affediş, kendimize gösterdiğimizdir. Geçmişte verdiğimiz kararlar, yaptığımız hatalar ya da söyleyemediğimiz sözler yıllarca içimizde yankılanabilir. Oysa insan, yaptığı hataların toplamı değildir. İnsan, öğrenebilen, değişebilen ve yeniden başlayabilen bir varlıktır.

Mindfulness ve nefes çalışmaları bize önemli bir gerçeği hatırlatır: Her nefes yeni bir başlangıçtır. Nefes verirken yalnızca havayı değil, artık bize hizmet etmeyen öfkeyi, kırgınlığı ve yükleri de bırakmayı seçebiliriz. Bu elbette bir anda gerçekleşmez. Ama her bilinçli nefes, içimizde biraz daha fazla huzur ve özgürlük için alan açar.

Hayat, taşıyabildiğimiz kadar değil; bırakabildiğimiz kadar hafiftir. Bazen bizi yoran yaşadıklarımız değil, onları bırakmaya cesaret edemeyişimizdir. Oysa iyileşmek, geçmişi silmek değil; onun bugünü yönetmesine izin vermemektir.

Affetmek, başkasına verilmiş bir ödül değil; kendimize sunduğumuz bir özgürlüktür. O yükü bıraktığımızda nefesimiz derinleşir, kalbimiz hafifler ve hayata yeniden umutla bakabiliriz.

Çünkü unutmak her zaman mümkün olmayabilir.

Ama yükü bırakmak…

Her zaman bizim seçimimizdir.

Sevgiyle…

Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Yazıları
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video