
Çocukların şiddetsiz büyüme hakkı artık ZGB (İsviçre Medeni Kanunu) içerisinde açık şekilde yer alıyor. Düzenlemenin amacı yalnızca çocukları korumak değil, aileleri bilinçlendirmek ve şiddetin ortaya çıkmasını önlemek.
"Bir tokat hiçbir zaman sağlıklı olamaz"
St. Gallen Çocuk Koruma Merkezi uzmanı Anna Mähr, yeni düzenlemeyi çocuk hakları açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi.
Mähr, şiddetin çocukların gelişiminde ciddi zararlara yol açtığını belirterek, "Bir tokat hiçbir zaman sağlıklı olamaz" ifadelerini kullandı.
Uzmanlara göre fiziksel şiddet yalnızca çocuğun o an yaşadığı acıyla sınırlı kalmıyor. Çocuğun duygusal ve psikolojik gelişimi de uzun vadede olumsuz etkilenebiliyor.
Çocukların yüzde 44'ü şiddet yaşadığını söylüyor
Araştırmalar, İsviçre'de çocuklara yönelik şiddetin hâlâ önemli bir sorun olduğunu gösteriyor.
Çocuklar ve gençlerle yapılan araştırmalarda katılımcıların yüzde 44'ü, anne veya babaları tarafından hafif ya da ağır fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtiyor.
Ancak uzmanlar, çocuk koruma merkezlerine ulaşan vakaların gerçek sayının yalnızca küçük bir bölümünü oluşturduğunu düşünüyor.
Şiddetin arkasında çoğu zaman çaresizlik var
St. Gallen Çocuk Koruma Merkezi'ne göre aile içindeki şiddet vakalarının önemli bir bölümü, anne ve babaların şiddeti doğru bir eğitim yöntemi olarak görmesinden kaynaklanmıyor.
Uzmanlar, birçok olayın aşırı yorgunluk, ekonomik sorunlar, iş hayatının baskısı ve aile yaşamındaki yoğun stres nedeniyle ortaya çıktığını belirtiyor.
Anna Mähr, şiddetin çoğu zaman bilinçli bir tercih değil, anne ve babaların kendilerini tamamen çaresiz hissettikleri anlarda ortaya çıkan bir davranış olduğunu ifade ediyor.
Yardım isteyen anne ve babalar da var
Çocuk koruma merkezlerine yalnızca şiddete maruz kalan çocuklar başvurmuyor.
Bazı anne ve babalar da kontrolü kaybettikleri bir olayın ardından aynı durumun bir daha yaşanmaması için uzmanlardan yardım istiyor.
Uzmanlar, bu kişilerin yaşananları gizlemek yerine destek istemesini önemli bir adım olarak değerlendiriyor.
Ailelerin üzerindeki baskı giderek artıyor
Çocuk koruma uzmanlarına göre İsviçre'deki ailelerin en büyük sorunlarından biri, doğum sonrasında çok kısa süre içinde iş ve aile yaşamını aynı anda yürütmek zorunda kalmaları.
Kısa annelik ve babalık izinlerinin yanı sıra artan yaşam maliyetleri, çocuk bakımının düzenlenmesi ve iş hayatındaki beklentiler aileler üzerindeki baskıyı artırıyor.
Anna Mähr, Avusturya gibi ülkelerde anne ve babaların işlerini kaybetme endişesi yaşamadan iki yıla kadar çocuklarıyla evde kalabildiğini hatırlatarak, benzer uygulamaların aileleri önemli ölçüde rahatlatabileceğini belirtiyor.
"Şiddetsiz bir toplumdan hâlâ uzağız"
Uzmanlara göre İsviçre'de son yıllarda önemli bir toplumsal değişim yaşandı.
Geçmişte fiziksel cezanın çocuk eğitiminde yararlı olduğunu düşünenlerin sayısı çok daha fazlayken, bugün toplumun büyük bölümü şiddetin çocuklara zarar verdiğini kabul ediyor.
Buna rağmen uzmanlar, tamamen şiddetsiz bir eğitim anlayışına ulaşılması için daha uzun bir yol bulunduğunu belirtiyor.
Yeni yasal düzenleme önemli bir adım olarak görülse de, federal hükümetin uygulama için ek mali kaynak ayırmamış olması eleştiriliyor. Uzmanlar, ailelere yönelik danışmanlık ve destek hizmetlerinin güçlendirilmeden yalnızca yasa değişikliğiyle istenilen sonucun alınmasının zor olabileceğine dikkat çekiyor.












