Saldırının şüphelisinin daha önce güvenlik birimleri tarafından tanındığının ortaya çıkması, yetkililere yönelik eleştirileri artırdı.
Luzern Üniversitesi’nde terörizm ve aşırıcılık üzerine çalışmalar yürüten kriminolog Ahmed Ajil, saldırının önlenmiş olabileceğine dair önemli işaretler bulunduğunu söyledi.
Ajil’e göre asıl sorun yasal yetki eksikliği değil, polis, adalet birimleri, sosyal çalışmacılar ve psikologlar arasındaki bilgi paylaşımının yeterince sağlanamaması.
Şüphelinin daha önce radikalleşme karşıtı bir programa katıldığı ve yetkililerin dikkatini çektiği belirtiliyor. Buna rağmen saldırıyı gerçekleştirebilmesi, risk değerlendirme süreçlerinin yeniden incelenmesini gündeme getirdi.
Ajil, radikal eğilim gösteren kişilerin süresiz olarak cezaevinde tutulmasının çözüm olmadığını vurguladı.
Uzman, gençlik ceza hukukunun yalnızca cezalandırmayı değil, kişilerin topluma yeniden kazandırılmasını da amaçladığını belirtti. Radikalleşmeyle mücadelenin temel hedefinin, kişinin mutlaka bütün düşüncelerini değiştirmesi değil, şiddetten uzaklaştırılması olması gerektiğini ifade etti.
Ahmed Ajil’e göre İsviçre güvenlik makamları, tehlike oluşturduğu düşünülen kişileri henüz suç işlemeden önce takip edebilmek için gerekli yasal araçlara sahip.
Bu nedenle benzer saldırıların önlenmesinde en önemli unsur, farklı kurumların ellerindeki bilgileri zamanında bir araya getirmesi ve yüksek riskli kişilere odaklanması.
İnternette her gün çok sayıda radikal paylaşım yapıldığını belirten Ajil, bu içeriklerin tamamının somut bir şiddet riski anlamına gelmediğini söyledi.
Güvenlik birimlerinin düşük riskli vakalarla aşırı meşgul olması, gerçek tehlike oluşturan kişilere ayrılan kaynakları azaltabiliyor. Yapay zekâ destekli sistemler bu alanda yardımcı olsa da insan değerlendirmesinin hâlâ belirleyici olduğu ifade ediliyor.
Berlin saldırısının ardından Zürih’te düzenlenen Street Parade gibi büyük etkinliklerin güvenliği de yeniden gündeme geldi.
Ajil, saldırıların bazı kişiler üzerinde taklit etkisi yaratabileceğini ancak büyük organizasyonların günümüzde terör tehdidini dikkate alan kapsamlı güvenlik planlarıyla düzenlendiğini söyledi.
Uzmanlara göre Berlin saldırısından çıkarılması gereken en önemli ders, yüksek riskli kişilerin zamanında tespit edilmesi ve kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi.