
Türk İstihbaratına Casusluk Davası'ndan Beraat Kararı Çıktı
Mahkeme, söz konusu telefon verilerinin delil olarak kullanılamayacağına ve diğer kanıtların mahkûmiyet için yeterli olmadığına karar verdi.
Türkiye'ye 53 mesaj gönderdiği iddia edildi
İsviçre Federal Savcılığı, sanığın Temmuz 2018 ile Mayıs 2019 arasında Türkiye'nin istihbarat ve güvenlik kurumlarına siyasi içerikli bilgiler aktardığını ileri sürdü.
İddianameye göre sanık, İsviçre'den gönderdiği çeşitli e-postalar ve toplam 53 kısa mesaj aracılığıyla PKK ile bağlantılı siyasi bilgiler paylaştı.
Ayrıca Mart 2019 sonundan Nisan 2019 ortasına kadar Türkiye'deki bir polis birimiyle birkaç telefon görüşmesi yaptığı ve bu görüşmeler sırasında da bilgi aktardığı iddia edildi.
Savcılık, bu faaliyetlerin İsviçre aleyhine siyasi istihbarat faaliyeti oluşturduğunu savundu.
Sanık ise yargılama sırasında casusluk suçlamalarını reddetti.
Biel'deki soğuk hava odası olayı davanın seyrini değiştirdi
Davayı dikkat çekici hale getiren olay, Mayıs 2019'da Bern kantonundaki Biel kentinde yaşandı.
Tamedia'nın araştırmasına göre sanık, kendisini ihanetle suçlayan kişiler tarafından darbedildi ve bir soğuk hava odasına kapatıldı.
Saldırganlar sanığın cep telefonunu alarak daha sonra polise teslim etti.
Bu olayla bağlantılı dört kişi, özgürlüğü kısıtlama suçundan kesinleşmiş mahkûmiyet kararları aldı.
Federal Savcılık, yıllar sonra açtığı casusluk davasında büyük ölçüde bu telefondan elde edilen bilgilere dayandı.
Mahkeme neden telefon kayıtlarını kabul etmedi?
Davanın en önemli hukuki tartışması, bir delilin nasıl elde edildiğiyle ilgiliydi.
Federal Ceza Mahkemesi, sanığın cep telefonunun özel kişiler tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemler sonucunda ele geçirildiğini belirledi.
Mahkeme, bu tür delillerin bazı ağır suçların aydınlatılmasında istisnai olarak kullanılabileceğini değerlendirdi. Ancak mevcut dosyadaki hukuka uygun delillerin, casusluk iddiasının bu istisnayı haklı gösterecek ağırlıkta olduğunu ortaya koymadığı sonucuna vardı.
Bu nedenle telefon ve onunla bağlantılı hukuka aykırı elde edilmiş deliller değerlendirme dışında bırakıldı.
Geriye kalan deliller de sanığın siyasi casusluk suçunu işlediğini kanıtlamaya yeterli görülmedi.
Mahkeme, bu gerekçeyle sanığın casusluk suçlamasından beraatine karar verdi.
Savcılık beş yıl iki ay hapis istemişti
İsviçre Federal Savcılığı, yargılama sırasında sanığın beş yıl iki ay hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.
Sanığın savunmasında ise Türkiye'nin istihbarat kurumlarıyla bağlantısı bulunmadığı belirtildi. Basına yansıyan mahkeme ifadelerine göre sanık, telefonunu başka kişilerin de kullandığını ileri sürdü.
Mahkeme, mevcut delillerle casusluk suçlamasının kanıtlanamadığına hükmetti.
Casusluktan beraat etti, izinsiz çalışmadan ceza aldı
Mahkemenin kararı, sanığın bütün suçlamalardan beraat ettiği anlamına gelmiyor.
Federal Ceza Mahkemesi, sanığı gerekli izin olmadan bilerek çalıştığı gerekçesiyle İsviçre Yabancılar ve Entegrasyon Yasası'nı ihlal etmekten suçlu buldu.
Bu suçtan iki yıl denetim süresine bağlı, günlük 70 frank üzerinden 20 günlük para cezası verildi. Ceza tutarı toplam 1.400 franka karşılık geliyor; hükmün ertelenmesi nedeniyle koşullar ihlal edilmedikçe ödenmesi gerekmiyor.
Ayrıca sanığın 1.200 frank yargılama giderini karşılamasına karar verildi.
Karar henüz kesinleşmedi
Federal Ceza Mahkemesi'nin SK.2026.34 numaralı dosyada verdiği karar henüz kesinleşmiş değil.
16 Ekim'de yayımlanan açıklamaya göre Federal Savcılık, yazılı gerekçeli kararı inceledikten sonra üst mahkemeye başvurup başvurmayacağını değerlendirecek.
Dolayısıyla dava, olası bir itiraz süreciyle devam edebilir.















































































