
İsviçre'de Airbnb'ye Daha Sıkı Kurallar
İsviçre'nin büyük şehirlerinde ve turistik bölgelerinde yaşanan konut sıkıntısı, kısa süreli kiralama platformlarını yeniden gündeme taşıdı.
Airbnb gibi platformlar üzerinden dairelerin birkaç günlüğüne veya haftalığına kiralanması, ev sahipleri açısından ek gelir imkânı sunuyor.
Ancak bu tür kiralamaların yaygınlaşması, bazı bölgelerde normal kiralık konut sayısının azalmasına neden olabiliyor.
Özellikle çalışan aileler, öğrenciler ve turizm bölgelerinde yaşayan yerel halk, uygun fiyatlı konut bulmakta zorlanıyor.
Luzern'de 90 gecelik sınır
Luzern'de 2025 yılından bu yana belirli konut türleri için yıllık 90 gecelik kısa süreli kiralama sınırı uygulanıyor.
Düzenleme, özellikle 2010 yılından sonra kısa süreli kiralama amacıyla oluşturulan ve normal konut kullanımını ortadan kaldıran daireleri kapsıyor.
Ayrıca kayıt zorunluluğu da bulunuyor.
Zürih ve Interlaken gibi yerlerde de kısa süreli kiralamalara yönelik farklı sınırlamalar ve denetim mekanizmaları uygulanıyor.
Ancak bütün İsviçre'de geçerli tek bir 90 günlük sınır bulunmuyor. Kurallar kantona, belediyeye ve konutun kullanım şekline göre değişebiliyor.
Kiracılar daha sıkı önlem istiyor
Kiracı örgütleri, konutların turistik amaçlarla sürekli kiralanmasının yerel halkın barınma imkânlarını daralttığını savunuyor.
Özellikle yatırım amacıyla satın alınan dairelerin normal kiralama piyasasına hiç sunulmaması, tartışmanın merkezinde bulunuyor.
Ev sahiplerini temsil eden kuruluşlar ise kısa süreli kiralamaların konut krizinin tek nedeni olmadığını belirtiyor.
Luzern'deki ev sahipleri örgütü, düzenlemelerin başladığı dönemde yaklaşık 330 Airbnb ilanı bulunduğunu ve bunun kentteki 48 binden fazla konutun yüzde birinden azına karşılık geldiğini hatırlatıyor.
Oteller de eşit koşullar istiyor
Tartışmaya otel işletmecileri de katılıyor.
Özellikle turistik bölgelerdeki oteller, ticari amaçla kısa süreli kiralanan konutların yangın güvenliği, hijyen, vergi ve diğer yükümlülükler açısından benzer kurallara tabi olması gerektiğini savunuyor.
Federal düzeyde ise kısa süreli kiralamalarla ilgili daha kapsamlı verilerin toplanması tartışılıyor.
Amaç, hangi bölgelerde gerçekten konut sıkıntısı oluştuğunu ve hangi önlemlerin etkili olabileceğini daha sağlıklı değerlendirmek.
İsviçre'de kiralık konut arayanlar açısından tartışmanın temel sorusu değişmiyor: Turizm gelirleri ile yerel halkın barınma ihtiyacı arasında nasıl denge kurulacak?













































































