İsviçre Haberleri

Zürih Üniversite Hastanesi´nde hastalar geceleri 30 dereceyi bulan odalarda yatmak zorunda kalıyor

Bir hasta bakıcı, çoğu hastanın yüksek sıcaklıklar nedeniyle uyuyamadığını iddia ederken, hastane olayı basite indirgemekte kararlı

Öfkeli bir hastabakıcı, Zürih Üniversitesi Hastanesinde hastaların gergin olduğunu kendi sosyal medya hesabından duyururken, hastaneyi eleştirdi. Gündüz sıcaklığı 33 dereceyi bulurken, oda sıcaklığının 40 dereceye ulaştığını, geceleri ise oda sıcaklığının 30 dereceye çıktığını yazan hasta bakıcısı; Zürih kantonunun, iklimi korumak adına elektrik tasarrufu yapmak için hastanelere ve bakım enstitülerine vantilatörü yasakladığına değiniyor.

20 Minuten gazetesine konuşan hasta bakıcısı, bazı hastaların, uykuya rahat dalabilmeleri icin verilen sakinleştiricilere rağmen sıcaktan uyuyamadıklarını ve çok sayıda hastanın sıcaklardan şikayetçi olduğunu vurguladı.

Zürih Üniversite Hastanesi ise olaya daha farklı yaklaşırken, gazetenin, iki kez oda sıcaklığı hakkında bilgi talep etmesi karşısında cevapsız kaldı. Hastane basın sözcüsü Martina Pletscher soruları yanıtlamak yerine soğuk ve sıcak algısının kişiye göre değişiklik gösterdiği ve hastaların, sıcaklar rahatsız edici boyuta ulaştığında bakım personeline başvurabileceğini söylemekle yetindi.

Hastanenin dahili bir blogunda yayınlanan bir yazıda ise, gün içinde aşırı sıcaklara karşı alınması gereken önlemler bulunuyor. Blogda, sıvı tüketmesine izin verilmeyen ya da az tüketen hastalar için gün içinde 30 derecenin üzeri sıcaklıklarda ne yapılabileceği yazıyor. Serinlemeleri için bir sprey şişesi verilebileceği yazarken, istek üzerine lokal kullanım için buz küpleri de verilebileceği belirtiliyor.

Yüksek sıcaklıkların özellikle yaşlı ve ağır hastaların kalp ve dolaşım sistemini olumsuz etkilediğini ve yorgunluk, halsizlik veya baş dönmesine neden olduğunu bildiren yazıda, alınan temel önlemlerin evde alınan önlemler ile aynı olduğuna değiniliyor.
Önlemler; açık pencereler aracılığı ile iyi havalandırma, sabahın erken saatlerinde kepenkleri kapatma ve ağır yorganlar yerine keten örtü kullanımı olarak listeleniyor. Ayrıca, personelin ihtiyaç durumunda serinletici el ve ayak banyoları da yapabileceği belirtiliyor.

Zürih Kantonu´nun, hastanelere Enerji tasarrufu nedeniyle genel bir vantilatör yasağı koymasının ise söz konusu olmadığını söyleyen Pletscher, tıbbi ve hijyenik nedenlerden dolayı, birkaç istisna dışında, vantilatör, fanlar ve mobil soğutma cihazlarının kullanımına izin verilmediğini belirtiyor.

Hastanenin neden daha fazla klima aleti kurmadığının cevabı ise 2018´de hazırlanan hastane kurallarını içeren bir kılavuzda mevcut.
Kılavuzda, Zürih Üniversitesi Hastanesi´nin büyük bir tüketici olarak, yıllık enerji kullanımını yüzde 2 oranında düşürmesi gerektiğine dair bilgiler yer alıyor.
Yüksek oda sıcaklığının birincil olarak soğutucu cihazlar tarafından değil, geceleri açık tutulan pencereler ve gündüz güneşi gölgeleme yöntemi ile düşürülmesi gerektiği belirtilirken, personelin ise hava sıcaklığına uygun kıyafet giymesi gerektiğine değiniliyor.

Zürih Bakım Derneği Başkanı Regina Soder, sıcaklık durumunun muazzam bir zorluk teşkil ettiğini belirtirken, kurumların, bu tür ısı sıçramalarının hastalara işkenceye dönüşmemesi için uygun adımlar atmasını talep ettiklerini vurguladı. Soder ayrca, kurumların aşırı sıcaklardan dolayı makul çalışma ortamı oluşmayan personel icin çözüm bulma zorunluluğunun olduğunu da dile getirdi.

Hastane sözcüsü Pletscher, tıbbi açıdan gerekli olan tüm odaların klimalı olduğuna dikkat çekerken, hastanın ya da personelin gerekli olduğunu düşündüğü odaların da soğutulduğunu belirtiyor. Pletscher, ameliyathaneler, yoğun bakım üniteleri, yanık tedavi istasyonu, kök hücre istasyonu, neonatoloji ve MRI veya CTI gibi görüntüleme alanlarının klimalı alanlar olduğunun da altını çizdi.