Ekonomi

Yükseklik korkusu!

Piyasalarda bir süredir devam eden olumlu hava borsada görülen kâr satışları, faiz ve dövizdeki yükseliş denemeleriyle sorgulanmaya başladı. Diğer taraftan dış borsalarda ABD Başkanı Trump ile başlayan rallinin soluklanması bu sorgulamaya katkı yaptı.

İstanbul’da ocak ayından bu yana süren çıkış hareketiyle zirve seviyelerine yaklaşılmasının primli borsalarda görülen “yükseklik korkusunu” beraberinde getirmesini olağan karşılamak gerekir. Hatırlanırsa geçtiğimiz aylarda borsada çıkışa gerekçe olarak gösterilen “dolar bazında ucuzluk” ise henüz yerini primli bir görünüme bırakmış değil. Elli bin zirvesini geçtiğimiz on yılda bir kaç defa deneyen borsanın dolar bazında zirve seviyelerine ulaşması için daha kat etmesi gereken çok mesafe var. Ama borsayı dolar zirvesine taşıyacak konjonktür desteği henüz oluşmuş değil, zirve koşullarından farklı bir ortamdayız. Ekonomideki yavaşlama, yaklaşan referandum, yatırım yapılabilir seviyesinin altındaki ülke kredi notu, dahası ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından başlatılan faiz artırım süreci ve buna bağlı olarak Türkiye’nin de yer aldığı gelişen ülke para birimlerindeki değer kayıplarının sürüyor olması gibi gelişmeler söz konusu. Endeksin zirve yaptığı dönemlere göre piyasaların yumuşak karnı olarak sayılabilecek şartlar son dönemde etkisini kaybetse de önemli ölçülerde geçerliliğini koruyor.

Önümüzdeki hafta ağırlıklı gündem merkez bankaları olacak. Gerek ABD, gerekse Türkiye merkez bankalarının 15 ve 16 Mart’taki faiz kararları var. 15 Mart’taki FED toplantısında piyasa faiz artışı bekleniyor. 2017 yılı için ise üç defa faiz artışı beklentisi kabul gören bir görüş. Bu açıdan 15 Mart’ta olası faiz artışının piyasalarda çok fazla dalgalanmaya yol açması beklenmemeli. Yine de toplantı sonrasını ve açıklamaları görmekte yarar var. Diğer yandan çift haneye yükselen enflasyon, yüzde 11’in üzerine çıkan gösterge ve geç likidite (bankaların borçlanma) faiz oranlarını dikkate aldığımızda, Türkiye Merkez Bankası’nın 16 Mart toplantısında alacağı karar da önemli. Ayrıca devam eden FED faiz artışı süreci ve geçen hafta vurgu yaptığımız ABD uzun vadeli tahvil bono faiz oranları yükselişte iken; Merkez Bankası için referandum öncesi zor bir karar olacak. Piyasanın nabzını tutmak adına önemli göstergelerden biri olan yabancı yatırımcılar 3 Mart haftasında borsada 133 milyon dolarlık alım, tahvil bonoda ise 99 milyon dolarlık satıştalar. Bu durum borsa tarafına yabancı ilgisinin devam ettiğini gösteriyor. Borsanın direnç seviyelerini geçmekte zorlanması ve döviz kurlarında görülen yükseliş denemeleri, olumlu hava korunmakla birlikte piyasaların daha temkinli olduğunu gösteriyor.

BORSADA DALGALI SEYİR

Borsada yükseliş denemeleri direnç seviyelerinde kâr satışlarıyla karşılaştı. Ancak gelen satışlar derinlik kazanmış değil, satışlar destek seviyelerinde alımlarla karşılanıyor. İlk destek noktaları 88.000-87.200 olarak görülüyor. Sonraki destekler 85.000-84.000 seviyelerinde bulunuyor. İlk önemli direnç noktaları olarak görülen 91.400-91.800 seviyelerine hareketlenmelerde tekrar satışlar gelebilir. 91.800 seviyesinin üzerinde verilecek direnç 93.100 zirvesi. Endeks ile teknik göstergeler arasındaki uyumsuzluk sürüyor, göstergelerin çıkışa desteği bu aşamada zayıflamış durumda. Endekste destek noktalarında tepki alımları görülse de direnç seviyelerinde satışla karşılaşma olasılığı yüksek.

DOLAR/TL KURUNDA 3.70 DESTEĞİ ÖNEMLİ

Dolar/TL kurunda, destek seviyelerinden tepki alımları görüldü. Tepki yükselişinin devamı açısından 3.70 seviyesinin üzerinde kalınması gerekecek. Aksi takdirde 3.65 ve 3.56 sonraki tutunma noktaları olarak gündeme gelebilir. İlk dirençler ise 3.79-3.80 seviyelerinde. Bu noktalarda satışlar görülebilir. 3.80 seviyesinin üzerinde ise 3.83 ve 3.90-3.94 sonraki direnç noktaları. 3.70-3.80 destek-direnç bandı yön tayini için izlenebilir. 3.80 seviyesini geçemeyen çıkış denemeleri satışla karşılaşabilir.

Benzer Haberler

Dev projede önemli gelişme!
Alman devinin tesislerinde arama yapılıyor

EKONOMİ

En Çok Okunanlar
Menü