Yazarlar

Yazılı basının zor günleri

Herşey dün gibi aklımda, fakat zaman o kadar hızlı akıp gittiki... Bu sayımızla birlikte 9. yılımızı doldurmanın mutluluğu var üzerimizde. Bir taraftan bunca zamandır okurlarımıza hizmet vermenin huzurunu ve sevincini, diğer taraftan da oldukça zorlaşan piyasa koşullarının getirdiği hüznü yaşıyoruz.

Herşey dün gibi aklımda, fakat zaman o kadar hızlı akıp gittiki… Bu sayımızla birlikte 9. yılımızı doldurmanın mutluluğu var üzerimizde. Bir taraftan bunca zamandır okurlarımıza hizmet vermenin huzurunu ve sevincini, diğer taraftan da oldukça zorlaşan piyasa koşullarının getirdiği hüznü yaşıyoruz.

Aslında konuya hiçbirimiz yabancı değiliz. Evimize gelen Türkçe yayınımızı ne kadar yakından takip ediyor okuyoruz, düşündünüz mü? Son 3-4 yıla gelinceye kadar okuma alışkanlığı az olan vatandaşlarımız bile „bakalım, bu sayıda neler var“ diyerek ellerine yayınları alıp dikkat çeken haber ve makalelere gözatıyorlardı. Bugün herkesin elinde akıllı telefonlar var. Artık haberi sosyal medya üzerinden ya da cep telefonu uygulamalarından takip ediyoruz.

Eğer bir yayın kuruluşu olarak teknolojik yatırımınızı yaptıysanız bir ihtimal ayakta kalma şansına sahipsiniz. Fakat şunu da mutlaka belirtmeliyim ki artık elektronik ortamda yapılan yayınlar bile medya şirketlerinin ayakta kalması için yeterli olmuyor. Yarınımızın ne olacağı hiç belli değil, düzenli yayın hayatını sürdürmek için ciddi reklam gelirlerinizin olması gerekiyor. Mevcut ortamda reklam şirketlerinin tercihleri de hayli yön değiştirdi. Gazete reklamları artık büyük şirketlerin ilk tercihleri arasında yer almıyor. Reklamların yetersiz kalması bizim gibi yayıncı şirketleri de yeni pazarlara yönlendiriyor. Artık yayın hayatını sürdürebilmek için değişik organizasyonlar yaparak kendimize yeni kazanç kapıları açmalıyız. Aksi halde mevcut yayınların kendisini geliştirmesi ya da bu yolda ilerlemesi mümkün gözükmüyor. Bu sayıyla birlikte 9. yılı da geride bıraktık, bakalım bundan sonraki aylar ve yıllar bizlere neler gösterecek. 9 yıldır bizlere destek olan şirketlere, okurlarımıza ve ekipte çalışan tüm Pusula ailesine teşekkür ediyorum.

Dostumuzu kaybettik

Dünya işleriyle yoğrulup, ay sonu yapacağımız ödemelerin hesabını yaparken, bu koşuşturmalar arasında kaybettiğimiz dostlarımızın üzüntüsü de var üzerimizde. Mayıs ayı başında kaybettiğimiz değerli dostumuz Mehmet Güngör ile bundan 10 yıl öncesinde tanışmıştık. Kendisi gazetemizinde en büyük destekçilerinden biriydi. Kendisinin vefat haberini aldığım günün akşamı tamirhanesine giderek, onu garajın etrafında koşuştururken hayal ettim. Sanki yine „hadi gel bir kahve içelim“ diyecek gibiydi. Ama şimdi aramızda değil. Dostumuz Mehmet Güngör`e Allah`tan rahmet, başta ailesine ve tüm yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Yılın ikinci büyük konserine hazırız

Geçtiğimiz ay organize ettiğimiz Sezen Aksu`nun Veda Konseri`ne halkımızın ilgisi oldukça yüksekti. Zürih`in en güzel salonu Theater 11`de organize ettiğimiz konseri yaklaşık 1500 seyirci takip etti. Bu organizasyondan aldığımız güç ve enerji ile şimdi yeni konserin hazırlıklarına başladık. Türk müziğinin iki önemli starı ile ön görüşmemizi bitirip, konser anlaşmamızı yaptık. Şimdi salon ve tarih üzerinde son çalışmalarımızı yapıyoruz. Yakında yılın en büyük ikinci konserinin detaylarını okurlarımızla paylacağız. Yine özel bir salonda çok beğeneceğiniz isimlerle karşınızda olacağız. Tüm detayları yakında gazeteniz Pusula`dan sizlerle paylaşacağız.

X