İsviçre Haberleri

SRF yayınlarda yüzde 50 kadın oranı istiyor

SRF, yayınlarında kadın ve erkek dağılımının yüzde 50 olmasını amaçlıyor. Rol modeli ise BBC.

SRF’in yayınlarındaki mevcut erkek oranı ilk örneklere göre yüzde 60 ile 94 arasında. Ancak, bu oranlar değişmek üzere: SRF, İngiliz BBC’nin “50:50” girişimi modelini örnek alarak, tüm programlarda kadınların, katılımcıların yüzde 50’sini temsil etmesini istiyor. Detayları, genel yayın yönetmeni Tristan Brenn, kanal içi yayınladığı bir mailde paylaştığını duyurdu.

Brenn’e göre, kadınların daha iyi temsil edilmesi eşitlik değil, “gazetecilik kalitesi” meselesi. Brenn ve BBC yetkilileri, şirketlerin veya hükümetlerin liderleri oldukları için sadece erkekler ile görüşülmesinin, kamu yararına olmayacağı konusunda hemfikir.

SVP Ulusal Konsey Üyesi Claudio Zanneti ise 50:50 girişimini gereksiz bulduğunu dile getirirken, siyasi pozisyonlarda dengeli bir temsilin daha önemli olduğunu vurguluyor. Zanneti aynı zamanda, İsviçre televizyonunun halkı eğitmemesini, sadece olup bitenin haberini yapmasını söyledi.

Eleştirilerini bu kadarı ile kısıtlamayan Zanneti, SRF´nin kadın-erkek sayısını eşitlemek gibi “önemsiz” işlerle meşgul olacağına, programların içeriğine konsantre olması gerektiğini söylerken, en yetkili uzmanlarla söyleşiler yapılmasını, bunu kimin yaptığının ise önemsiz olduğunu vurguladı. Talebin, daha da ilerleyip absürtleşebileceğini söyleyen Zanneti, aynı şekilde sarışın ve kumral, genç ve yaşlının dengeli temsil edilmesinin istenebileceğine değindi.

SRF sözcüsü Andrea Di Meo, projenin henüz başlangıç aşamasında olduğunu vurgularken, Projeye katılımın, BBC’de olduğu gibi gönüllülük temelinde olacağına değindi. Di Meo aynı zamanda, programlarda cinsiyetlerin eşit temsil edilmesinin yayın içeriği kalitesinin artmasını sağlayacağından emin olduklarını belirtti. Kolay olmayacağını düşündüklerini söyleyen SRF sözcüsü, kadın konuklarını veya kadın uzmanlarını programlar için kazanmanın bir hayli zor olduğunu da değiniyor.

Sunucu Barbara Lüthi, bu konuyu kısa süre önce yazdığı sütunda ele alırken, sunduğu programın sadece her dört konuğundan birinin kadın olduğuna dikkat çekti. Kadınların politikada ve şirketlerin tepesinde yeterince temsil edilmediğini yazan Lüthi, programa davet edilen kadın konukların ise daha sık reddettiğini belirtiyor. Sunucu, buna rağmen kadın konuk arayışı için harcadıkları calışma saatlerini saymayı çoktan bıraktıklarını, kadın konuk arayışının iyi ve gerekli bir yatırım olduğunu vurguluyor.