Gezi Rehberi

Sanatla değişir dünya “Uzupis Cumhuriyeti…”

Pusula Gazetesi‘nin geçen sayısında sizlere Dünya Turu maceramızı anlatmaya başlamıştık. Yazımızı okuyanlar hatırlayacaklardı… Dünya Gezimizin ilk durağı Litvanya olmuştu. Litvanya’nın ikinci büyük şehri Kaunas’ta hızlıca geçirdiğimiz iki günün ardından sıradaki şehir başkent Vilnius oldu. Bu şehirde bizi bekleyen inanılmaz başka bir şey daha vardı. Sanatla değişen hayatlar…

Tren istasyonundan önümüzdeki iki geceyi geçireceğimiz LEU Konuk Evi‘ne kadar olan 3 km’lik mesafeyi yürüdük. 2 yıl sürmesini planladığımız seyahatimizde ihtiyacımız olan her şeyi taşıdığımız sırt çantalarımız ağır sayılırdı ve bu bir saatlik yürüyüş boyunca tek bir kez şikayet dahi etmeden, güle oynaya geçirdik yürüyüşü. Dünya’yı görmeye motivasyonumuz tamdı ve işte sırada Vilnius vardı.
Kaldığımız konuk evi yurttan bozma bir hostel gibiydi. Hem şehre biraz geç ulaşmış olmamız, hem de bünyemizin sırt çantalı gezgin olmaya çok da hazır olmamasından ötürü biraz yorgun hissediyorduk ve ilk günden çok da fazla şehrin detaylarına girmeden gezelim dedik. Konuk evinden şehir merkezine yürürken yolda Romain Gary‘nin heykelini gördük. Romain Gary Litvanya asıllı Fransız bir yazar. Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı isimli otobiyografik kitabını büyük bir keyifle ve etkilenerek okumuştum. Ancak yıllar geçtikten sonra Romain Gary’nin çocukluğunu Vilnius sokaklarında geçirmiş olduğu tamamen aklımdan çıkmış. Çocuk heykelini ve Romain Gary ismini görünce heyecanlandım.
İlk günümüzde sadece belediye meydanından, Katedral meydanına kadar olan ana turistik caddeyi baştan sona yürüdük. Bir sonraki günümüzü ise arka sokakları, Vilnius Kalesi‘ni ve Uzupis isimli kendi anayasası bulunan meşhur mahalleyi ziyaret ederek geçirdik.
Burada Uzupis için ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Uzupis mahallesi, Vilnius’un eski mahallelerinden bir tanesi. Litvanyaca Nehrin öteki tarafındaki mahalle demekmiş. Bundan 30 yıl önce tüm mahalle yoksulluğun kol gezdiği, yıkık dökük bir haldeymiş. Geceleri yabancılar tekin olmadığı için mahalleye burunlarını uzatamazlarmış. Ev fiyatları hiçbir talep olmadığı için çok düşükmüş. Mahallenin kaderi bir sanat okulunun bu mahalle yakınlarına taşınmasıyla değişmiş. Sanatçılar ucuz ve yıkık binaları satın alıp kendi sanat anlayışlarına göre restore etmeye başlamışlar ve bir süre sonra da mahalle sadece sanatçılarla anılır olmuş. 97 yılında kendi anayasalarını hazırlayıp bağımsızlığını ilan etmiş. Uzupis Cumhuriyeti’nin anayasası mahallenin meydana bakan bir sokağında duvarda 23 dilde yazılı bir şekilde duruyordu. Aralarında Türkçe de var. Uzupis’nun meclisiyse mahallenin girişindeki Uzupio Kavine isimle kafe/bar. Bu barda toplanan meclise de “Barlamento” diyorlar. Uzupis Litvayna yasalarından bağımsız değil. Ancak bu Uzupisliler’i çok rahatsız etmiyor. Onlar için bağımsızlıktan söz edildiğinde akla gelen fikir bağımsızlığı. Hatta bağımsızlıklarını ilan ettikleri 1 Nisan 1997‘nin her yıl dönümünde tüm mahalle bunu büyük bir parti şeklinde kutluyor. Mahallenin meydanındaki çeşmeden tüm gün boyunca bira aktığı da kulağa hoş gelen efsanelerden. Ancak mahalle ilgili her şey çok da güzel değil. Önceden sanatçıların ucuz olduğu için yerleştikleri bu mahalle şu an Vilnius’un en pahalı yeri. Hatta hayatında sanat adına tek bir yaratıcı şey yapmamış olan sözde sanatçılar ise mahalleyi işgal etmiş durumda. Bu durum Uzupis’in ortaya çıkış sebebini yerle bir ediyor. Artık Uzupis alternatif bir sanat merkezi değil, ticari bir sanat çöplüğüne dönmek üzere. Sanırım hayatın kendisi bu. Ancak her zamanın kendi alternatifini yaratması kaçınılmaz. Uzupis tamamen ölmeden bir gidip görmek gerek diye düşünüyorum.

Vilnius’ta iki gün geçirdikten sonra bir saat uzaklıktaki Trakai Kalesi’ne gitmeye karar verdik. Otobüs ile gidip geldiğimiz gezimiz yaklaşık 4 saat kadar sürdü. Bölgede bir çok göl ve ada var. Tarihte bölge Litvanya’nın merkezi olarak kabul ediliyormuş. 14.yy’da yapılmaya başlanan kale, 16.yy’da hapishane olarak kullanılmaya başlanmış, 17.yy’da ise terkedilmiş. 1946 yılında ise onarım çalışmaları başlamış ve kaleyi kurtarmışlar. Şu an bölgenin en çok turist çeken yapısı konumunda. Bölgenin doğası ise inanılmaz. Hava yağmurlu ve çok rüzgarlı olmasına rağmen özellikle dönüşte yaptığımız göl kenarı yürüyüşü oldukça keyifliydi.
Uzupis Cumhuriyeti’nin anayasası mahallenin meydana bakan bir sokağında duvarda 23 dilde yazılı bir şekilde duruyor. Aralarında Türkçe de var.
Uzupis Cumhuriyeti Anayasası
1- Herkes, Vilne Deresi kıyısında yaşama hakkına sahiptir. Vilnele Deresi de herkesin yanından akıp gitme hakkına sahiptir.
2- Herkes, sıcak su kullanma, kışın ısınma ve bir çatı altında barınma hakkına sahiptir.
3- Herkes, ölme hakkına sahiptir; ancak bu bir zorunluluk değildir.
4- Herkes, hata yapma hakkına sahiptir.
5- Herkes, özgün olma hakkına sahiptir.
6- Herkes, sevme hakkına sahiptir.
7- Herkes, sevilmeme hakkına sahiptir, ancak bu şart değildir.
8- Herkes, sıradan ve tanınmamış olma hakkına sahiptir.
9- Herkes, aylaklık yapma hakkına sahiptir.
10- Herkes, kedi sevme ve ona bakma hakkına sahiptir.
11- Herkes, taraflardan biri ölene kadar, köpeğe bakma hakkına sahiptir.
12- Köpek, köpek olma hakkına sahiptir.
13- Kedi, sahibini sevmek zorunda değildir, ancak ihtiyaç duyulması halinde yardım etmelidir.
14- Herkes, bazen sorumluluklarından habersiz olma hakkına sahiptir.
15- Herkes, şüphe duyma hakkına sahiptir, ama bu zorunluluk değildir.
16- Herkes, mutlu olma hakkına sahiptir.
17- Herkes, mutsuz olma hakkına sahiptir.
18- Herkes, susma hakkına sahiptir.
19- Herkes, bir şeye inanma hakkına sahiptir.
20- Hiç kimse, şiddet kullanma hakkına sahip değildir.
21- Herkes, önemini ve önemsizliğini takdir etme hakkına sahiptir.
22- Hiç kimse, sonsuzluğu tasarlama hakkına sahip değildir.
23- Herkes, anlama hakkına sahiptir.
24- Herkes, hiçbir şey anlamama hakkına sahiptir.
25- Herkes, birden fazla ulusa ait olma hakkına sahiptir.
26- Herkes, doğum gününü kutlama ya da kutlamama hakkına sahiptir.
27- Herkes, kendi adını hatırlamalıdır.
28- Herkes, sahip olduğu şeyleri paylaşabilir.
29- Hiç kimse, sahip olmadığı şeyleri paylaşamaz.
30- Herkes, erkek-kız kardeşe ve anne-babaya sahip olma hakkı vardır.
31- Herkes, özgür olabilir.
32- Herkes, kendi özgürlüğünden sorumludur.
33- Herkes, ağlama hakkına sahiptir.
34- Herkes, yanlış anlaşılma hakkına sahiptir.
35- Hiç kimse, başkasını suçlu gösterme hakkına sahip değildir.
36- Herkes, bireysel olma hakkına sahiptir.
37- Herkes, hiçbir hakka sahip olmama hakkına sahiptir.
38- Herkes, korkmama hakkına sahiptir.
39- Mağlup etme.
40- Karşılık verme.
41- Teslim olma.

Benzer Haberler

Muhteşem bir dünya turundan geri kalanlar

EKONOMİ

En Çok Okunanlar
Menü