Yazarlar

Panama belgeleri ve İsviçre

Dünyanın gündemine bomba gibi oturan Panama belgelerinde ilk dikkati çeken, İsviçre bankaları oldu. UBS ve CS bu belgelerde yıllar boyu resmi adı optimal vergi ödemek olan vergi kaçakçılığı amacıyla yapılan işlemlerde, oldukça aktif rol oynamışlar. Peki bu nasıl oluyor?

Dünyanın gündemine bomba gibi oturan Panama belgelerinde ilk dikkati çeken, İsviçre bankaları oldu. UBS ve CS bu belgelerde yıllar boyu resmi adı optimal vergi ödemek olan vergi kaçakçılığı amacıyla yapılan işlemlerde, oldukça aktif rol oynamışlar. Peki bu nasıl oluyor?

Offshore deyimi teknik olarak, bir ülkenin bankasında bulunan, o ülkede ikamet etmeyen insanlara ait para anlamında kullanılır. Offshore bankacılığı ise vergi cenneti olarak bilinen ülkelerdeki bu tür hesaplar anlamına gelir. International Banking Act (IBA) lisansına sahip bir banka, sadece bu tür hesaplar için kurulmuş olarak kabul edilir. Sadece yabancılara hizmet veren bu bankalar genel olarak Karayip Adalarında bulunur. Müşteri ile banka arasındaki sorunlar için o ülkenin yasaları geçerli değildir.

Servet sahibi insanlar genel olarak daha fazla faiz elde etmek, servetlerini kendi ülkeleri dışında garanti altına almak için bu tür hesaplar açarlar. Şirketler ise öncelikle daha az vergi ödemek için bu yolu seçerler. Özellikle ABD şirketleri elde ettikleri karları yine kendi kurdukları şirketlere kar payı olarak bu tür hesaplara yatırırlar. ABD’ de şirketlerin ödedikleri vergilerin karlarının %35′ e kadar çıktığı dikkate alınınca bunun anlamı daha iyi anlaşılır. Bu nedenle hemen hemen bütün büyük ABD şirketlerinin servetleri ABD dışında bulunur.

Bu tür hesaplar genelde her ülkede bulunur. Son yıllarda bu tür hesapların Avrupa’dan Asya ülkelerine kaydığı gözlemlenmekte. Bu tür hesaplarda bulunan para miktarı ise büyük bir farkla İsviçre’dedir. 2.200 milyarlık bu miktarı, 1.400 milyar ile Karayip Adaları, 1.100 milyar ile İngiltere takip eder. Singapur’da 1.000 milyar, ABD de 700 milyar, Lüksemburg’ta ise 600 milyar olduğu tahmin edilmektedir. Yapılan tahminlere göre Dünyadaki tüm servetin %8 i bu tür hesaplarda bulunmaktadır.

Bu tür hesapların varlığı sonucunda ülkelerin vergi kayıpları ise yılda 255 milyar olarak hesaplanmaktadır. Sadece ABD nin kaybı yılda 70 milyar civarındadır. Örneğin büyük bir şirketin elde ettiği karın önemli bir kısmını bu tür hesapları olan vergi cennetinde kurdukları şirketlere aktarması, yasalara uygun hale getirilmekte. Bu şekilde kendi ülkesinde karından dolayı yüksek vergi vermekten kurtulup, sadece yurt dışında bulunan serveti durumundaki bu paralar için cüzi miktarda servet vergisi ödemektedir.

Bu şekilde yapılan bütün işlemler, yasalara uygundur. Ancak söz konusu paranın Offshore hesaplarının bulunduğu ülkelere de bildirilmesi ve vergilendirilmesi gerekir. Bu vergilerde vergi cennetlerinde oldukça düşük miktarlardadır. Devletlerin vergi kayıpları bu nedenden ortaya çıkmaktadır.

Yasa dışı yollardan kazanılan paraların bu tür hesaplarda saklanması da mümkündür. Söz konusu hesaplarda ne kadar bu tür para olduğu ise bilinmemekte. Ancak ABD gibi devletler, vergi gelirlerinin azalmasını engel olmak için, bu tür hesapların yasa dışı olduğu imajını vermeye çalışmaktadırlar.
Büyük ABD tekellerinin ABD dışındaki servetlerinin 500 milyarı aştığı hesaplanmakta. Belli başlı tekellerin yurtdışındaki servetleri şu kadardır,
Hewlett-Packart 30, Google 34, Procter & Gamble  35,  Citigroup 42, ExxonMobile 46, Cisco 48, Johnson & Johnson 51, Apple  53, Merck 61,  Pfizer 70,  Microsoft 76 ve General Electric 110 milyar dolar.