
Bu gençlerden biri, Haute‑Savoie’de yaşayan 19 yaşındaki Valentin Lopez. Ailesi üç kuşaktır Fransa’da yaşıyor, İsviçre ile bağı neredeyse yok. Ancak Lopez, İsviçre ordusunda hizmet etmeyi bir kimlik arayışı olarak görüyor. RTS’ye yaptığı açıklamada, “Kendimi daha fazla İsviçreli hissetmek için bir fırsat” diyor. “Burada yaşamayınca biraz dışarıda kalmış gibi hissediyorsunuz.”
Lopez ve yurt dışında yaşayan yaklaşık yirmi genç, geçen hafta Payerne’de özel bir celp sürecine katıldı. Çoğu hem İsviçre hem Fransız vatandaşı. Fransa’da askerlik yükümlülüğü yalnızca bir günlük “savunma ve vatandaşlık günü” ile sınırlı olduğu için, orada hizmet etmek zorunda da değillerdi. Buna rağmen İsviçre ordusunu tercih ettiler.
Strasbourg’dan 18 yaşındaki Sébastien Albayrak da aynı motivasyonu paylaşıyor. “Sadece askerlik yapmak değil, kendimi geliştirmek istiyorum. Bu tam bir kazan‑kazan durumu” diyor.
Bu gönüllülerin motivasyonu, İsviçre’de yaşayan yaşıtlarını şaşırtabiliyor. Lopez, kökeni nedeniyle dışlanmaktan çekinse de, “Sonuçta hepimiz aynıyız” diyerek hızlıca uyum sağlayacağına inanıyor.
Valentin’in ailesi de bu kararı destekliyor. Annesi Pascale, büyükbabasının İsviçre ordusunda subay olduğunu hatırlatarak, “Sanki köklerine dönüyor. Onunla gurur duyuyorum” diyor. Lopez, Birmensdorf’taki birliğine piyade er olarak atandı ve ileride kadro eğitimi almayı, hatta İsviçre’de polis olmayı düşünüyor.
Yurt dışı İsviçrelilerin sayısı az olsa da, gönüllü askerlik başvurularında belirgin bir artış var. 2020’de yılda yaklaşık 50 kişi gönüllü olurken, bugün bu sayı 90’a yaklaştı. Ülkenin en büyük celp merkezinin komutanı Albay Samuel Crettol, bu artışı doğruluyor: “Belki uluslararası gerginliklerin etkisi vardır” diyor. Ancak bir noktayı vurguluyor: “Bizde herkes aynı süreçten geçer. Onları diğerlerinden ayıran tek şey, olağanüstü yüksek motivasyonları. Buradalar çünkü gerçekten istiyorlar.”




