
Uzun yıllar Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) efsanevi Rosetta görevinde görev alan Altwegg, yaşamının büyük bölümünü kuyruklu yıldızları incelemeye adadı.
Rosetta görevi bilim tarihine geçti
Kathrin Altwegg'in yönettiği ROSINA adlı kütle spektrometresi, Rosetta uzay aracıyla birlikte 67P/Çuryumov-Gerasimenko kuyruklu yıldızını yıllarca inceledi.
2016 yılında görev sona ermiş olsa da, araştırmalar hâlâ devam ediyor. Çünkü uzay aracının Dünya'ya gönderdiği 2 milyondan fazla veri seti bilim insanları tarafından analiz edilmeyi sürdürüyor.
Altwegg, "ROSINA benim üçüncü çocuğum gibiydi" diyerek projeye duyduğu bağlılığı dile getirdi.
Yaşamın yapı taşları bulundu
Rosetta görevinin en önemli keşiflerinden biri, kuyruklu yıldız üzerinde yaşamın oluşumunda rol oynayan temel moleküllerin tespit edilmesi oldu.
Bilim insanlarına göre bu maddeler, Güneş Sistemi'nden bile daha eski bir geçmişe sahip ve evrenin birçok bölgesinde bulunuyor olabilir.
Bu nedenle Altwegg, evrende yaşam olasılığının oldukça yüksek olduğunu düşünüyor.
Ancak bunun bilim kurgu filmlerindeki uzaylılar anlamına gelmediğinin altını çiziyor.
"Muhtemelen başka gezegenlerde gelişmiş uygarlıklar değil, mikroorganizmalar bulunabilir." diyor.
İnsanlı uzay görevlerine eleştiri
Altwegg, son yıllarda yeniden hız kazanan Ay yarışına ve insanlı uzay görevlerine ise mesafeli yaklaşıyor.
Başta ABD ve Çin olmak üzere birçok ülkenin Ay projelerini bilimsel değil, daha çok siyasi güç gösterisi olarak değerlendiren bilim insanı, insanlı görevlerin araştırmalara beklenen katkıyı sağlamadığını savunuyor.
Ona göre uzay araştırmalarında robotlar çok daha verimli çalışıyor.
Ayrıca insanların uzayda bıraktığı izlerin bilimsel araştırmaları olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
Bugün Ay yüzeyinde 200 tondan fazla insan kaynaklı atık bulunduğunu hatırlatan Altwegg, buna astronotların bıraktığı biyolojik atıkların da dahil olduğunu söylüyor.
Uzay çöpleri büyüyen tehdit
Deneyimli bilim insanı, Dünya yörüngesinde hızla artan uydu sayısının da ciddi bir risk oluşturduğunu ifade ediyor.
Her yıl binlerce çarpışmayı önlemek için yörüngede kaçınma manevraları yapıldığını belirten Altwegg, mevcut hızla devam edilmesi halinde 2032 yılından itibaren her yıl bir kişinin uzaydan düşen enkaz nedeniyle hayatını kaybedebileceği yönündeki bilimsel tahminlere dikkat çekiyor.
Fizik okumak isteyen genç kadına "Çorap sat" demişlerdi
Kathrin Altwegg'in kariyeri yalnızca bilimsel başarılarla değil, kadın olarak verdiği mücadeleyle de dikkat çekiyor.
1970'li yıllarda fizik eğitimi aldığı dönemde sınıfındaki tek kadın olan Altwegg, bazı öğretim üyelerinin önyargılarıyla karşı karşıya kaldığını anlatıyor.
Hatta bir profesörün kendisine, fizik okumak yerine "Çorap satman daha iyi olur." dediğini hiç unutmadığını söylüyor.
Bugün genç kadınlara ise tek bir tavsiyesi var:
"Kendinize güvenin. Size inanan doğru insanlarla çalışın."
Bilim her şeyi açıklayamıyor
James Webb Uzay Teleskobu sayesinde Büyük Patlama'nın ilk dönemlerine hiç olmadığı kadar yaklaşabildiklerini belirten Altwegg, buna rağmen evrenin büyük bölümünün hâlâ bilinmediğini ifade ediyor.
Bilim bugün yalnızca evrenin yaklaşık yüzde 5'ini açıklayabiliyor.
Geriye kalan kısmı oluşturan karanlık madde ve karanlık enerji ise hâlâ çözülememiş en büyük bilimsel bilmeceler arasında yer alıyor.
Altwegg'e göre bilim "nasıl" sorusuna cevap ararken, din ve felsefe "neden" sorusunu sorgulamaya devam ediyor.
Yıllarını uzayın sırlarını çözmeye adayan bilim insanı ise bugün gökyüzüne baktığında artık hesap yapmadığını söylüyor.
“Yıldızların güzelliğine hayran kalıyorum. Onlar hayatım boyunca bana eşlik etti.”












