
Artış, özellikle yılın son çeyreğinde de devam ederek konut piyasasındaki baskının sürdüğünü gösterdi.
BFS’nin konut fiyat endeksi, 2025’in son çeyreğinde bir önceki döneme kıyasla yüzde 0,5 artarak 125 puana ulaştı. Endeksin referans noktası olan 2019’un dördüncü çeyreği 100 puan olarak kabul ediliyor. Bu da son altı yılda konut fiyatlarının toplamda yüzde 25 arttığını ortaya koyuyor.
Fiyat artışlarının en belirgin olduğu segment, intermediäre Gemeinden olarak tanımlanan, şehir merkezlerine yakın, orta ila yüksek yoğunluklu yerleşim bölgeleri oldu. Bu bölgelerdeki müstakil dairelerin fiyatı yalnızca ekim–aralık döneminde yüzde 2,4 yükseldi. Buna karşılık, büyük şehir aglomerasyonlarındaki bazı dairelerde ortalama yüzde 1,4’lük bir düşüş kaydedildi. Bu durum, talebin giderek şehir çeperlerine ve iyi ulaşım bağlantılarına sahip orta yoğunluklu bölgelere kaydığını gösteriyor.
Tek ailelik evlerde ise tablo daha karmaşık. Büyük aglomerasyonlardaki şehir belediyelerinde fiyatlar yüzde 1,9 artarken, orta büyüklükteki aglomerasyonlarda yüzde 1,6’lık bir gerileme yaşandı. Bu farklılık, bölgesel talep dinamiklerinin giderek daha belirgin hâle geldiğini ortaya koyuyor.
Yıl geneline bakıldığında, tek ailelik evlerin fiyatı yüzde 4,4, müstakil dairelerin fiyatı ise yüzde 4,7 arttı. Bu veriler, “Finanz und Wirtschaft” tarafından BFS’nin geniş kapsamlı hipotek verileri temel alınarak analiz edildi. Endeks, İsviçre’nin en büyük 28 kredi kuruluşunun işlem verilerine dayanıyor ve ülke genelindeki konut alımlarının büyük bölümünü kapsıyor.
Konut fiyatlarındaki bu artış, özellikle ilk kez ev sahibi olmak isteyenler için piyasayı daha da erişilmez hâle getiriyor. Uzmanlar, düşük arz, yüksek talep ve inşaat maliyetlerindeki artışın fiyatları yukarı çekmeye devam ettiğini belirtiyor. Buna ek olarak, nüfus artışı ve göç dinamikleri de konut piyasasında baskıyı artıran faktörler arasında gösteriliyor.




