Bahar Gökbender

Mutfak hikayeleri başlasın…

Pusula Gazetesi`nde mesleğim olan marka iletişimi konularındaki yazılarımla sizlerle buluşmak çok keyifli. Paylaşımlarıma iş dışında yarı-profesyonel olarak devam ettiğim iki alanı “yemek yapmak ve fotoğrafı” birleştiren gastronomi yazılarıyla devam ediyorum. Evde denediğim ve fotoğraflarını çektiğim yeni tarifler, kitaplardan merakla takip ettiğim yemek kültürüne ait ilginç hikayeler ve püf noktaları içeren yeni mutfak hikayelerinde buluşmak üzere.

10 dakikada hazırlanan doyurucu piyaz-salata

İşten eve geldiniz, hem doyurucu hem de yapımı pratik bir salata arıyorsanız bu orijinal tarif tam size göre. Üstelik çok sağlıklı; kompleks karbonhidrat kaynağı fasulye, bol lifli sebzeler, besleyici tahin ve ton balığından oluşuyor! Tarifin kaynağı Antalya usulü tahinli piyaz. Piyazı hazırladıktan sonra öğün yerine geçecek, doyurucu bir salataya çevirmek istedim. En çok yakışacak malzeme de ton balığı oldu. Limon, sirke ve sumakla ekşisi de yerinde. Kırmızı soğanı da mutlaka kullanın derim, ayrı bir lezzet katıyor. Şimdiden afiyet olsun.

TAHİNLİ & TON BALIKLI FASULYE PİYAZI

Malzemeler:

250 gr haşlanmış kuru fasulye
1 küçük kutu ton balığı
4-5 yemek kaşığı tahin
1 adet orta boy kırmızı soğan (tavsiye ediyorum)
¼ salatalık (boyutuna göre ilave yapabilirsiniz)
¼ kaliforniya biber
Küçük bir tutam maydanoz
1 limonun suyu
1 tatlı kaşığı üzüm veya beyaz şarap şirkesi
1 yemek kaşığı zeytinyağı
Tuz, karabiber, kimyon, toz sumak
1 çay kaşığı susam

Yapılışı:

Eğer konserve fasulye kullanmayacaksınız, kuru fasulyenizi bir gece önceden ıslatın. Ertesi gün haşlayın ve soğumasını bekleyin.

Fasulyeyi derin bir salata kasesine koyun. Üzerine küp seklinde doğranmış biber, kıyılmış maydanoz, salatalık dilimleri ve halka kırmızı soğanları ekleyin. Tuz, susam ve baharatları ilave edip harmanlayın. Küçük bir kasede hazırladığınız zeytinyağı, tahin, limon suyu ve sirke karışımını salatanızın üzerine dökün ve fasulyenin ezilmemesine dikkat ederek hafifçe karıştırın. En son iri parçalar halinde ton balıklarını ekleyip piyaz-salatanızı soğuk olarak servis edin.

İrmikli muhallebi baklavayla birleşirse: Galaktoboureko

Yunan ve Türk mutfağının ne kadar benzer olduğu herkesçe malum. Baklava, döner, kahve, dolma, börek, cacık ve daha birçok lezzet bazen ismi farklı olarak iki mutfakta da yer alıyor. Bu sadece Yunan mutfağı ile sınırlı değil. Osmanlı İmparatorluğu`nun yüzyıllarca egemen olduğu tüm Balkan ülkelerinde aynı etkiyi görmek mümkün. Bu ülkeleri ziyaret ettiğinizde ya da arkadaşlar edindiğinizde karşılaştığınız ortak tarifler insanı daha da şaşırtıyor. Tarifin kökeni hangi kültüre ait tartışmalarına girmeden, mutfkaların birbirini beslemesini bir zenginlik olarak görüyorum. Öyle olunca da tariflerin kökenini araştırmak, hangi ülkede nasıl değişikliğe uğradığını şaşırarak keşfetmek ve farklı versiyonları mutfağımda denemek çok keyifli oluyor.

İşte bu ortak lezzetlerden biri de Yunan mutfağının klasik tatlısı Galaktoboureko. Türkiye’de ufak nüanslarla “Laz böreği” ya da “sütlü börek” olarak bilinmektedir. Karadeniz ve Trakya bölgelerinde sıkça yapılır.

“Gala” Yunanca’da “süt”, “bourek” da tahmin ettiğiniz gibi “börek” demek. O nedenle bu tatlıya verilebilecek en uygun isim sütlü börek bence. Kısaca, irmikle pişirilen muhallebi yağlanmış baklava yufkalarının arasına konuluyor ve tatlı fırınlanıyor. Ardından şerbeti dökülüyor ve ortaya çıtır çıtır baklavanın arasında yumuşacık muhallebisindeki süt tadıyla fevkalade bir lezzet çıkıyor.

Buzdolabında dinlendirip soğuk soğuk servis yapabilirsiniz. Daha yumuşak, kremsi bir kıvamla seviyorsanız servis öncesi fırında hafif ısıtabilirsiniz. Uyarıyorum, çok lezzetli ve maalesef kalorili. Ama özel günlerde ikram etmek için yeni ve zengin bir tarif.

Malzemeler:

Muhallebi için:
6 su bardağı süt
2/3 su bardağı irmik
Yarım su bardağı toz şeker
1 paket vanilya (toz)
Buğday nişastası (1 çorba kaşığı, kıvami artırmak için gerekirse kullanın)
1 yemek kaşığı tereyağı
Yarım limonun kabuğu (portakal da olabilir)
4 tane yumurta (ikisinin yalnızca sarısı kullanılacak)

Yufka katları için:
150-200 gram tereyağı, eritilmiş
1 paket baklavalık yufka (Ortalama 20 adet)

Şerbeti için:
1 su bardağı su
1,5 su bardağı şeker
Yarım limonun kabuğu (bütün halinde soyulmuş ya da rendelenmiş)
Yarım limonun suyu
1 çay kaşığı vanilya

Yapılışı

Sütü derince bir tencerede yüksek ateşte ısıtmaya başlayın, irmiği ve limon (portakal) kabuğunu ekleyin, hızla karıştırın ve ocağı kısarak düşük-orta sıcaklıkta kaynamaya bırakın.

Bu sırada küçük bir kasede yumurta ve şekeri iyice çırpın. Sıcak (ancak kaynar değil) irmikli sütten bir kepçe alıp usulca ve çırparak yumurta sarılarına ekleyin. Yumurta süt karışımını yavaş yavaş, çırpma teliyle karıştırarak tencereye aktarın. Muhallebi çok katılaşmadan, kaynadığında altını kapatın. (DİKKAT: Muhallebinin çok katı olmasını istemiyoruz, buzdolabında soğuduğunda daha da katılaşacağını varsayarak muhallebinin kıvamını dikkatle ayarlayın. Çok katılaşırsa sütle açabilir, istediğinizden cıvık olursa nişasta ile yoğunlaştırabilirsiniz)

Vanilya ve tereyağını da en son ekleyip iyice karıştırın, Muhallebiyi ılımaya bırakın.

Baklava katlarını hazırlama işlemine geçebiliriz. Tereyağını eritin. Orta boy, derinliği olan bir tepsiyi (borcam) tereyağı ile yağlayın. Baklava yufkası katlarını aralarına eritilmiş tereyağını fırçayla sürerek tepsiye döşeyin. (En alttaki yufka katı tepsinin biraz dışına çıksın ki en son, kenarları kapatmak için kullanacağız.)

Yufkaların yarısı bittiğinde araya ılık muhallebiyi yayın (2 parmak kalınlığında) ve kaşıkla üzerini düzeltin. Diğer yarım paket yufkayı da araları yağlayarak muhallebinin üzerine yayın ve tepsinin dışında kalan yufkayı üste doğru kıvırıp kenarların kapanmasını sağlayın. En üst katı da yağladıktan sonra, kolaylık açısından Galaktoboureko`yu fırına girmeden börek dilimi gibi kare kare dilimleyin. 180 derece fırında üzeri iyice kızarıncaya kadar pişirin (yaklaşık 40 dakika kadar)

Tatlı pişerken hızlıca şerbetini hazırlayın: bunun için şu, şeker, limon kabuğu ve vanilyayı kıvam alıncaya dek kaynatın ve inmeye yakın yarım limonun suyunu ilave edin. (şerbeti önceden de hazırlayabilirsiniz)

Fırından çıkan sıcak tatlının üzerine soğuk şerbeti gezdirin. En az iki saat dinlendirin.

 

Benzer Haberler

Herkes kendi gurbetinde ama kalpler bir!

EKONOMİ

En Çok Okunanlar
Menü