Hayat

Küresel Isınma, Bengal Kaplanlarının Sonunu Getiriyor

Küresel ısınma, bengal kaplanlarının neslini daha fazla tehdit ediyor. Kaplanların yoğun olarak yaşadıkları Sundarbans bölgesi, küresel ısınmanın etkisi altında. Yaşanan gelişmeler, bölgede bulunan bengal kaplanlarının neslinin 2070 yılına kadar tükenmesi anlamına geliyor.

Küresel ısınma, dünyayı ve içerisinde bulunan tüm canlıları tehdit etmeye devam ediyor. Bilim insanları tarafından yapılan çalışmalarda, Hindistan ve Bangladeş’in sınırlarının arasında kalan Sundarbans bölgesinin büyük bir risk altında olduğu belirlendi. Bölgenin risk altında olması, burada yaşayan pek çok canlının neslinin de tehlikeye girmesi anlamına geliyor.

Dünyanın en büyük mangrov ormanı olan Sundarbans bölgesi, zengin bir ekosisteme sahiptir. Bölgenin Hindistan sınırı içinde kalan kısmı milli park olarak ilan edilmiş, Bangladeş tarafında olan kısmı da koruma altına alınmıştır. Sundarbands’in denizden yüksekliği çok azdır ve bölgede çok sayıda ırmak, ada ve bataklık bulunur.

10 bin kilometrekare genişliğinde bulunan Sundarbans, küresel ısınma yüzünden ciddi anlamda etkileniyor. Bilim insanlarına göre küresel ısınmanın etkileri bu şekilde devam ederse, bengal kaplanlarının nesli 2070 yılına kadar tükenmiş olacak. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, bölgenin yüksekliği deniz seviyesinden sadece birkaç metre yüksek ve deniz seviyesinde yaşanabilecek 25 santimetrelik yükseliş, bölgeyi mahvetmeye yetebilecek riske sahip.

1900’lü yılların başlarından beri bölge zaten yeteri kadar tehdit içindeydi. Bölgede yaşayan canlıların sayısı, gün geçtikçe azalmaya devam ediyordu. Bazı canlıların bölgeden silinmesi buradaki besin zincirini bozmuştu. Tüm bunların yanında bir de yapılan yasadışı ticaretler (hayvanların postları ve dişleri gibi uzuvlarının satılması), bölgede yaşayan canlıları fazlasıyla etkiledi.

Bölgeyle ilgili yapılan çalışmalarda, aniden değişebilen iklim koşullarının en başta bölgenin yeşil örtüsünü tehdit ettiği ortaya çıkmış durumda. Besin zincirinin en alt tabakasını oluşturan bitkiler, hem değişen iklim koşulları hem de yaşanabilecek su baskınları yüzünden büyük risk altına girmiş durumda. Bitkilerin azalması, otçul olarak beslenen canlıların hayatını riske atıyor. Bölgede sayıları azalan otcul canlılar ya ölüyorlar ya da başka bölgelere gitmeye çalışıyorlar. Durum böyle olunca, kaplanlar da bu döngü içerisine dahil oluyorlar. Eğer küresel ısınmanın etkileri bu şekilde devam ederse, kaplanların insan yaşam alanlarına doğru gelmesi ve hatta insanlara saldırmaları an meselesi.

Yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda, bölgenin korunması için birtakım çalışmaların yapılmasına başlanmış durumda. Bu çalışmalardan birisi; erezyonun önlenmesi için su taşkınlarına karşı önlem amaçlı yapılmış duvarlar. Bu duvarların ne kadar koruma sağlayacağı ise tartışma konusu. Bir dönem konuyla ilgili çalışmalar yapan yetkililer, kaplanların bölgeden taşınmasını planlamışlardı. Ancak bu durumun gerçekleşmesinin zorlukları ve istenilen faydayı sağlamayacağının anlaşılması üzerine bu plan rafa kalkmıştı.

X