Yazarlar

Kültür ve Sanat`tan uzaklaşıyoruz

Bu yıl içinde gerçekleştirdiğimiz 8. yıl organizasyonumuz beklentilerimizin altında bir izleyici topluluğu tarafından takip edilmişti. Etkinliğin hemen ardından ekipteki arkadaşlarımızla toplantılar yaparak ilginin neden az olduğu konusunda fikir alışverişinde bulunmuştuk.
Bu yıl içinde gerçekleştirdiğimiz 8. yıl organizasyonumuz beklentilerimizin altında bir izleyici topluluğu tarafından takip edilmişti. Etkinliğin hemen ardından ekipteki arkadaşlarımızla toplantılar yaparak ilginin neden az olduğu konusunda fikir alışverişinde bulunmuştuk. O günleri çok iyi hatırlıyorum, oldukça iyi hazırlandığımız bir organizasyondan istediğimiz başarıyı yakalayamamak bizleri gerçekten çok üzmüştü. Herşeye rağmen bundan sonraki süreçte etkinliklerimizi devam ettirme, yılmadan yeni organizasyonlar yapma kararı almıştık.

Mayıs ayında gerçekleştirdiğimiz etkinliğin ardından 6 ay gibi bir zaman geçti. Bu zaman içinde bizzat katıldığım konser, sergi ve tiyatro etkinliklerinin de beklentinin çok altında ilgi görmüş olmasına hayli şaşırıyorum. Artık vatandaşlarımızın geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi düzenlenen etkinliklere çok ilgi göstermediklerini kültür ve sanat organizasyonlarından uzaklaştıklarını görüyorum.En son ekip arkadaşlarımızla birlikte katılıp izleme şansı bulduğumuz Uygur Tiyatrosu ve Volkan Konak konserlerinde de ilginin azlığı gözlerimizden kaçmadı. Her iki organizasyon da katılımcıların büyük alkışını toplayan son derece keyifli geçen iki önemli sanat yapıtıydı. Düşünsenize bir konser ya da tiyatro organizasyonu için kaç kişilik ekipler çalışıyor. Bir etkinliğin seyircinin önüne gelinceye kadar geçirdiği süreyi bizler çok iyi biliyoruz. Uygun salonun bulunması, ses tesisatlarının kurulması, güvenlik, ulaşım vs. çok büyük emekler sarfediliyor. Ancak kültür ve sanat etkinliklerinin bizim için ne kadar önemli olduğunun pek farkında değiliz. Sanatçıyla vakit geçirmekten korkmayın, gidin o insanları izleyin, konuşmalarını dinleyin, konserlerini izleyin mutlaka ufkunuz genişleyecek ve yaşama çok farklı bir pencereden bakmayı öğreneceksiniz. İsviçre gibi sanatın üst düzeyde yaşandığı bir ülkede bir cumartesi akşamını konsere, tiyatroya ya da konferansa ayıramıyorsak ciddi anlamda toplumsal bir sorun yaşıyoruz demektir. Bu sayfadan okurlarımıza sesleniyorum, gelin kültürel ve sanatsal etkinliklere sahip çıkalım. İnanın ilginin yoğun olması bu tür organizasyonların bundan sonraki süreçte daha da büyümesini ve kaliteli olmasını sağlayacaktır. Organizatörler daha iyisini yapmak için kıyasıya rekabet halinde olacaklardır.

Bu ayki yazımı ünlü Alman filozofu Friedrich Nietzsche`nin sözleriyle bitirmek istiyorum: “Bir ülkede akıl ve sanattan çok, servete değer verilirse, bilinmelidir ki, orada keseler şişmiş, kafalar boşalmıştır”.