Gezi Rehberi

İzmir’in rüzgâr bahçesi: Alaçatı

İsmini Osmanlı döneminde yaşayan Alacaat aşiretinden alan Alaçatı, sörf tutkunlarını cezbeden rüzgârı, Arnavut kaldırımlı dar sokakları, begonvil çiçekleriyle süslenmiş tarihi taş evleri ve tasarım atölyeleri ile yaz aylarının en sevilen tatil köşelerinden.

İzmir şehir merkezine yaklaşık 70 kilometre uzaklıkta, Çeşme ilçesine bağlı bir sahil beldesi olan Alaçatı, sokaklarını süsleyen mis kokulu çiçekleri ile bahar aylarını görsel bir şölene dönüştürüyor.

Köklü tarihi, etkileyici mimari dokusu, rüzgârın dans ettiği sokakları ve sörf yapılacak eşsiz plajları ile 1990’lı yıllardan bu yana giderek artan bir popülerliğe sahip olan Alaçatı, günümüzde bölgenin cazibe merkezi haline geldi.

Alaçatı mavisi ve beyazının hâkim olduğu evlerin arasında el yapımı ürünlerini ya da yetiştirdikleri otları satan Alaçatılılar, Ege Bölgesine özgü içtenlikleri ve misafirperverlikleri ile ziyaretçilerin yüzünü güldürüyor.

Eski bir liman kasabası

Antik dönemden bu yana yerleşimin devam ettiği eski bir sahil kasabası olan Alaçatı, 1850’li yıllara kadar liman kıyısında kurulu bir yerleşim yeriymiş.

O dönemlerde yaşanan büyük bir sıtma salgını nedeniyle liman bölgesi kurutulunca Alaçatı da, denizden birkaç kilometre içeriye taşınmak zorunda kalmış.

Alaçatı’yı bu hastalıktan kurtarıp bugünkü tarihi dokusunu kazandıran isimse beldenin en ünlü mahallelerinden birine ismini veren Hacı Memiş Ağa.

Osmanlı zamanında Alacaat Aşireti’nin yaşadığı bir yaya-müsellem (piyade ve süvari) köyü olan Alaçatı, günümüzdeki ismini de Alacaat aşiretinden almış.

Osmanlı zamanında Rum ve Türklerin bir arada yaşadığı bir yer olan Alaçatı’da, mübadele sonrasında büyük bir değişim yaşanmış.

Mübadele sebebiyle bölgeden ayrılan Rumlardan sonra Alaçatı’ya Kavala, Selanik, İstanköy ve Girit’ten gelen Türkler ile Arnavut ve Boşnak göçmenler yerleşmiş.

Alaçatı’nın 1850-1890 yılları arasında inşa edilen taş evleri, Rum ve Osmanlı mimarisinden izler taşıyor.

Yaz sıcağından kurtulmak için kuzey-güney yönünde güneşi az, rüzgârı ise bol alacak şekilde yapılan bu evlerin birçoğu günümüzde butik otel ya da tasarım atölyelerine dönüşmüş durumda.

Taş evleri ve mimarisinin yanı sıra dört mevsim boyunca hissedebileceğiniz rüzgârıyla da oldukça meşhur olan Alaçatı’da pek çok sörf okulu bulunuyor.

Sığ suları ve korunaklı yapısı ile sörf öğrenmek isteyenler için vazgeçilmez bir cazibe merkezi olan Alaçatı, Windsurf Dünya Kupası Sörf Yarışmasının ev sahipliğini de üstleniyor.

Alaçatı’ya gidebileceğiniz en yakın havalimanı İzmir’de bulunuyor. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan hareket eden Çeşme servisleri, ulaşımı oldukça kolaylaştırıyor.

Havayolu şirketlerine ait bu servisleri kullanmak istemeyenler ise İzban ve metro aktarması yapıp, Bornova ya da Üçkuyular otogarına giderek, Çeşme otobüslerine binebilir.

Alaçatı Üçkuyular’dan 45, Bornova’dan ise yaklaşık 1 saat 15 dakika sürüyor.

Ot yemeklerinin anavatanı

Çevresinde bin bir çeşit ot yetiştiği rivayet edilen Alaçatı, birbirinden leziz ot yemeklerinin piştiği Alaçatı Ot Festivali’yle de adından söz ettiriyor.

2010 yılından bu yana düzenlenen festival, son yıllarda ülke çapında oldukça bilinir hale geldiği için festival zamanı Alaçatı’da adım atacak yer kalmıyor. Bu nedenle festival zamanı bölgeye gitmek isteyenlere konaklama ve ulaşım rezervasyonlarını son günlere bırakmaması tavsiye ediliyor.

Benzer Haberler

Karadeniz’de bir doğa harikası: Ordu
Dünyanın en güzel 5 parkı

EKONOMİ

En Çok Okunanlar
Menü